Av. Demirkan ARSLAN  Kültür ve Turizm Bakanlığı mekli Hukuk Müşaviri kaleme almıştır. (HUKUKA AYKIRILIKLARIN ORTADAN KALDIRILMASINA KATKI SAĞLAMAK AMACI İLE, KİŞİ VE KURULUŞLARA E-POSTA DAĞITIMLI AÇIKLAMALARDIR)  (Hukuka aykırılıklar giderilenene kadar duyurulara devam olunacaktır)

KONU: 25/11/2005 tarih ve 26004 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve uygulanmakta olan PROFESYONEL TURİST YÖNETMELİĞİNİN yasal dayanaktan yoksun olan ve yasama organı yetkisinin gaspı niteliği ile anayasa ve yasalara aykırı ve yok hükmünde olan cezai hükümlerinin AÇIKLANMASIDIR.

Anayasa Mahkemesi’ne göre; “genel olarak disiplin cezaları, kamu görevi ile ilgili bir ceza türü olarak benimsenmiştir. Anayasa’nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayırım yapılmamıştır. Buna göre, disiplin cezaları da Anayasa’nın 38. maddesi kapsamındadır.

İdare, kendi personeline (örneğin memurlarına), kendisinin varlık nedeni olan mensuplarına (örneğin kamu kurumu niteliğinde meslek teşekkülü üyelerine) yönetim ilişkisi nedeniyle yaptırım uygulama yetkisine sahiptir. Disiplin hukukunun kaynağını oluşturan bu yetki, Anayasa çerçevesi içinde, yasalarla belirlenen koşullarda kullanılır. Düzenleyici işlemlerle belirlenen türleri, yöntemleri, uygulama nedenleri, sonuçlarıyla genelde disiplin cezası niteliği taşıyan yaptırımlar için, yönetim kural işlemlerle yetkili kılınır. YÖNETİM, YASAL BELİRLEME VE DAYANAK OLMADAN HERHANGİ BİR DAVRANIŞIN YAPTIRIM GEREKTİRDİĞİNİ TAKDİR EDİP KENDİ YETKİSİYLE BU KONUDA KURAL KOYAMAZ

PROFESYONEL TURİST REHBERLERİ KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞININ PERSONELİ (MEMURU VEYA İŞÇİSİ) DEĞİLDİRLER. Sayıları “onbin” civarında olan Profesyonel Turist Rehberlerinin çoğunun iş güvenceleri, sosyal güvenlikleri ve mesleki sigortalılıkları yoktur. Anayasanın 135 inci maddesi kapsamında tabi olacakları bir meslek kuruluşları da mevcut değildir. Çoğu üniversite mezunu olup en az bir yabancı dili çok iyi bilmektedirler. Bakanlığın düzenlediği sınavla uzun süreli kurslara katılıp, bitirme sınavlarında başarılı olduktan ve uygulama gezisinden sonra veya turist rehberliği mesleği ile ilgili yüksek öğrenim gördükten sonra yabancı dil sınavında başarı gösterip Bakanlığın düzenlediği uygulama gezisine katıldıktan sonra rehberlik kokartlarını almaktadırlar. Rehberlik kokartlarını aldıkları andan itibaren turist rehberliği mesleğini icra etme konusunda müktesep hak kazanmışlardır. Bu belgenin niteliği itibariyle OTEM’ lerde düzenlenen kurslarda başarı gösterenlere veya Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenen meslek edindirme kurslarında başarı gösterenlere verilen başarı belgelerinden bir farkı yoktur. Eğitimini görüp sınavlar sonucunda başarı göstererek, o tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre, Bakanlığın verdiği Turist Rehberliği belgesi ile mesleklerini serbestçe icra edebilmeleri, onların çalışma temel haklarındandır ve mesleklerinde çalışma haklarının, idari işlemler ile kısıtlanabilmesi, kanunen mümkün değildir. Mesleki faaliyeti nedeniyle suç işledikleri takdirde, ancak hakim kararı ile ve cezai mahkumiyetinin sonucu ve yasaya dayalı olarak, belli bir süre meslekten men edilebilirler. Şoför ehliyetinin geri alınması gibi. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞININ PERSONELİ OLMAYAN TURİST REHBERLERİ HAKKINDA ANILAN BAKANLIĞIN DİSİPLİN CEZASI UYGULAYABİLMESİ, ANAYASA MAHKEMESİ KARARINDA DA AÇIKLANAN KANUNİLİK ESASI GEREĞİ, HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİLDİR.

Anayasanın 124 üncü maddesinde Bakanlıkların yönetmelik çıkarabilme yetkisinin sınırını; “kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulamasını sağlamak ve kanunlara aykırı olmamak” şartlarının birlikte tahakkukuna bağlamıştır. Yürürlükten kaldırılması istenen yönetmelik hükümleri ile bakanlık uygulamaları; Anayasa ve Türk Ceza Kanununda ve Anayasa Mahkemesi kararlarında YER ALAN:
-İdarenin kanunla düzenlenmeyen bir konuda yönetmelik çıkaramaması, temel hak ve özgürlüklerin yönetmelik ile sınırlanamaması.
-Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulabilmesi,
– Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilememesi ve güvenlik tedbiri uygulanamaması, kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaması,
– İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaması,
– Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaması. Suç ve ceza içeren hükümlerin, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaması,

Devamı… Bilgilendirme yazısının bir kısmı burayada yer almıştır. Yazının tamamnına ulaşmak için Anayasa ve yasalara ayk konulu Word dosyasını indirmeniz gereklidir. Bu dosyada yazının gerikalan tüm kısımları yer almıştır.

Bu bilgilendirmenin sorumluluğunu Tatilde.org kendi üstüne almaz.

Tahir Dinç
2006 yılında bu yana tatilcilere gerekli bilgileri aktarmak için açmış olduğumuz Tatilpanosu.net 'de yazarlık yapıyorum. Türkiye'nin en çok okunan "Gezi Rehberi" olmaktan dolayıda mutluyuz. Sizlere faydalı tatil içerikleri eklemek için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz