
Giresun → İstanbul
Karadeniz'in fındık başkentinden Boğaz'ın imparatorluk kıyısına 940 kilometre — Ordu, Samsun, Sinop, Amasra ve Safranbolu üzerinden Bolu'nun çam ormanlarını geçip İstanbul'un Ayasofya, Sultanahmet ve Galata silüetinde son bulan dört günlük Karadeniz'in tamamını içine alan sahil ve tarih rotası.

Hoş geldin. Ben Gül Dinç, bugün seninle hayatının en uzun sahil rotalarından birine çıkıyoruz. Önümüzde 940 kilometre ve dört gün var; Giresun'dan İstanbul'a, ama bu basit bir geçiş değil — bu rota neredeyse Türkiye'nin tüm Karadeniz sahilini boylu boyunca takip ediyor. Sabah Giresun'da Amazonların Aretias adasını arkamızda bırakacak, akşamına Samsun'da 19 Mayıs Bandırma Vapuru'nun önünde olacağız. Ertesi gün Sinop'un antik Sinope kalesinden geçip Amasra'nın deniz üstündeki tarihi limanına varacağız. Üçüncü günümüzün hediyesi Safranbolu — UNESCO listesindeki Osmanlı evlerinin başkenti. Sonra Bolu'nun çam ormanlarını ve Sapanca gölünü geçip son gün İstanbul'un Ayasofya, Sultanahmet, Galata Kulesi üçgenine ulaşacağız. Tatilpanosu için bu rotayı kurgularken şunu biliyordum — bu yol bir tatil değil, bir Türkiye fotoğrafı. İnsanlar bu rehberle gerçek arabalarına binip yola çıkacak, o yüzden her sayı, her tarih, her mesafe doğrulanmış. Hazırsın, çıkıyoruz.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Giresun → İstanbul Yolculuk Hazırlığı
Hazırlık
Bavul
Araç
Belgeler
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.

Yola Giresun'dan başlıyoruz; ama bugün bu rotanın özelliği şu — Karadeniz'in neredeyse tamamını boylu boyunca geçeceğiz. Aracını Atapark çevresine bırak, sahile yürü, ufka bak. Orada küçük bir kara parçası göreceksin, Giresun Adası — antik kaynaklarda Aretias, Amazonların efsanevi sığınağı; Apollonios Rhodios'un Argonautika'sında Argonotlar Kolhis'e giderken bu kıyıya uğramış, Areios tapınağında konaklamışlar. Ben her bu rotayı yaptığımda Atapark'ta on dakika otururum, sahil rüzgarını içime çekerim, Karadeniz'in batı yönüne ilk bakışı atarım. Çünkü bundan sonra dört gün boyunca bu sahili izleyeceğiz: Ordu'da Boztepe, Samsun'da Bandırma Vapuru, Sinop'un antik Sinope kalesi, Amasra'nın deniz üstündeki tarihi limanı, sonra Safranbolu'nun Osmanlı evleri, Bolu'nun çam ormanları, ve sonunda İstanbul'un imparatorluk kalbi. Atapark'ta bir avuç asitli fındık al, deponu mutlaka doldur — bu uzun rotada her büyük şehirde yakıt seviyesini kontrol etmek bir kural. Espiye sapağına geçmeden önce sahile bir kez daha bak, sonra yola.
Sana en içten tavsiyem şu: dört günlük bir rotaya çıkıyorsun, Giresun'dan saat 09:00 sularında çık. İlk gün Samsun'a kadar ulaşacaksın, yaklaşık dört saat sürüş + iki büyük mola; akşam Samsun'da konaklama yapacaksın. Bagajını dört günlük olarak topla — Karadeniz nemli, yağmurluk şart; ama İstanbul'a yaklaştıkça hava daha ılıman olacak. Atapark çevresinde otoparkı erken doldur, hafta sonu özellikle. Yakıtı tam doldurmayı unutma, Espiye sapağı sonrası D010 sahil yolu boyunca istasyonlar bol ama Samsun'a kadar olan Anadolu kesimlerinde tempolu sürmek yorucu.
Giresun'un antik adı Kerasus, kiraz kelimesinin etimolojik kökenidir. MÖ 65'te Romalı general Lucullus Pontus seferinden dönerken kiraz fidanlarını ilk kez bu sahilden İtalya'ya götürmüş; Latince cerasus, Eski Fransızca cerise, İngilizce cherry — hepsi bu kıyının armağanı.
- ›Atapark'ta fındık satıcıları + ücretsiz otopark
- ›Yakıtı tam doldur — uzun rota başlangıcı
- ›Bagaj 4 günlük, Karadeniz yağmurluğu şart
- ›Saat 09:00 ideal çıkış
Burada Önerdiklerimiz
Giresun'dan çıkışta D010'a giriyoruz; deniz hep solunda, fındık bahçeleri sağında olacak. Ordu'ya elli kilometre, yaklaşık bir saatlik sakin bir geçiş; Bulancak ve Piraziz sırayla geçecek, Gülyalı sınırından Ordu'ya ayak basacaksın. Sahil yolu sollama şeritleri sınırlı ama trafik genelde rahat. Ufukta Ordu Boztepesi'nin teleferik istasyonu silüet vermeye başladığında merkez sapağını kaçırma.

Ordu'ya girer girmez bir an dur; çünkü ayağını bastığın bu liman tarihte iki bin yıllık bir an taşıyor. Antik adı Kotyora, MÖ 8. yüzyılda Miletos'tan gelen Yunan kolonistler kurmuş; ama buranın asıl unutulmaz anı MÖ 401'de yaşanmış. Ksenofon komutasındaki on bin Yunan paralı askeri, Pontus dağlarını aşıp aylarca yürüdükten sonra Kotyora limanına ulaşmış; Anabasis eserinde bu sahili kurtarıcı liman olarak yazmış. Ben her bu rotayı yaptığımda Boztepe'ye çıkmaya bir an kaçırmam — 2012'de açılan teleferik seni sahilden tepeye sadece 6.5 dakikada çıkarıyor; tepedeki gözlem terasından deniz, şehir ve hava açıksa Giresun silueti hâlâ görünür. Bu rotada Ordu'da uzun zaman geçirme — bir buçuk saat yeter, çünkü akşamı Samsun'da bitirmen lazım. Boztepe'ye hızlı bir teleferik turu, sahil promenadında kısa bir yürüyüş, sonra yola.
Tavsiyem: Boztepe teleferiğine öğle saatinden önce git, kalabalık öğleden sonra artıyor. Tepede yarım saat geçir, fotoğraf çek, sonra in. Atatürk Köşkü için bugün vakit yok — onu ayrı bir Ordu rotasına bırak. Sahil yolu otoparkına aracını çek; merkez otoparkı dar. Yakıtı kontrol et, bir sonraki tam dolum noktası Samsun.
Ksenofon'un Anabasis (Yukarı Çıkış) eseri, MÖ 401-399 arasında Pers İmparatorluğu'nun içinden geçen on bin Yunan paralı askerinin geri dönüş yolculuğunu anlatır. Pontus dağlarını aşıp Karadeniz'i ilk gördüklerinde haykırdıkları "Thalatta! Thalatta!" (Deniz! Deniz!) çığlığı tarihin en ünlü anlarından biridir; bu çığlık tam olarak Ordu yakınlarında atılmıştır.
- ›Boztepe teleferik öğle öncesi az kalabalık
- ›Atatürk Köşkü'nü atla — vakit dar
- ›Sahil yolu otoparkı merkez yerine
- ›Yakıt kontrolü — Samsun'a kadar 170 km
Burada Önerdiklerimiz
Ordu'dan Samsun'a yaklaşık 170 kilometre, üç saatlik sürüş. Bu parça boyunca Fatsa, Ünye ve Terme sırayla geçecek; D010 sahil yolu Karadeniz'i hep solunda tutuyor. Terme yakınında Yeşilırmak deltası ve antik Themiscyra rivayetinin geçtiği bölgeden geçeceksin — antik Yunan kaynaklarına göre Amazonların başkenti tam burada bir yerlerdeydi. Samsun'a yaklaştıkça trafik artar; şehir Karadeniz'in en kalabalık merkezi.
Samsun girişinde sahil yolu yoğunlaşır — sahil hattını tercih, iç sokaklara dalma.

Birinci günün finalindeyiz: Samsun, Karadeniz'in en kalabalık şehri, ve daha da önemlisi modern Türkiye'nin doğum yeri. 19 Mayıs 1919 sabahı, Mustafa Kemal Atatürk ve 52 kişilik askeri heyeti, Bandırma adlı 282 tonluk vapurla İstanbul'dan yola çıkıp Samsun Limanı'na yanaştı. Bu olay Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinin başlangıcı kabul edilir. Aracını Bandırma Vapuru Müzesi'nin önündeki otoparka bırak; vapurun birebir replikası — orijinali yıllar içinde söküldü, bugünkü yapı 2003'te halka açıldı — denize bakan parkın üstünde sergileniyor. İçeri gir, güverteyi gez, Atatürk'ün kullandığı kabin replikalarını ve dönem fotoğraflarını gör. Hemen yakındaki 19 Mayıs Atatürk Anıtı atın üstünde, kollarını ileri uzatmış; bakışı kıyıdan ufka. Ben her bu rotayı yaptığımda Bandırma Vapuru'nun güvertesinde durup o sabahın sisini hayal ederim — Atatürk ve elli iki yol arkadaşı tam buradan karaya ayak basmıştı. Akşam yemeğini Samsun'da rahat bir konaklama ile bitir, ertesi gün Sinop'a yola çıkacaksın.
Tavsiyem: Bandırma Vapuru Müzesi'ne öğleden sonra git; sabah grupları kalabalık olur. İçeri girmek genellikle ücretsiz veya çok düşük ücretli. Pazartesi müze kapalı olabilir, gün planlamasında dikkat. Akşamı Atakum sahil hattında bitir, gün batımı için kıyıdaki çayhaneler ideal. Konaklama için sahile yakın bir otel tercih et; merkez trafiği yoğun, sahil tarafı daha rahat sabah çıkış için. Yakıtı sabah tam doldur, Sinop'a 160 km.
19 Mayıs 1919 sabahı Mustafa Kemal Paşa komutasındaki 52 kişilik askeri heyet, Bandırma adlı 282 tonluk vapurla İstanbul'dan yola çıkıp Samsun Limanı'na yanaştı. Bu olay Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinin başlangıcı kabul edilir; 19 Mayıs, Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanır. Bandırma Vapuru'nun orijinali söküldü; bugün Samsun'da sergilenen yapı 2003'te tamamlanmış birebir replikadır.
- ›Bandırma Vapuru Müzesi pazartesi kapalı kontrol
- ›19 Mayıs Atatürk Anıtı vapur müzesinin yakınında
- ›Atakum sahili günbatımı için ideal
- ›Sahile yakın otel sabah çıkış için ideal
- ›Sabah Sinop yolu öncesi tam depo
Burada Önerdiklerimiz
Bandırma Vapuru Müzesi
19 Mayıs 1919 vapurunun birebir replikası; Atatürk'ün kabin replikaları.
19 Mayıs Atatürk Anıtı
Cumhuriyet'in başlangıcına ithafen Samsun limanına bakan at üstündeki Atatürk heykeli.
Atakum Sahili
Karadeniz'in en uzun sahil parklarından; günbatımı için ideal.
Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
Karadeniz arkeolojik bulguları ve etnografik koleksiyon.
Amisos Tepesi (Antik Amisos)
Samsun'un antik adı Amisos'un kalıntıları; Pontus krallığı dönemi.
Samsun'da ne kadar kalalım?
İkinci güne çıkıyorsun, akşam Amasra'da konaklama planın var. Samsun'da Bandırma Vapuru + sahil tam yarım gün ister; ama Sinop'a yetişmek için sabah erken çıkmalısın.
İkinci günün sabahında Samsun'dan Sinop'a yola çıkıyoruz; yaklaşık 160 kilometre, 2.5 saatlik sahil sürüşü. Bu parça boyunca Bafra ovasını geçeceksin — Kızılırmak deltası bölgesi, Türkiye'nin en geniş tarımsal düzlüklerinden, kuş gözlemciliği için de önemli. Bafra çıkışından sonra yol biraz daralır, manzara fındık bahçelerinden tütün arazilerine geçer. Sinop'a yaklaşırken yarımada görünmeye başlar; Karadeniz'in en kuzey ucundaki bu burnun stratejik önemini binlerce yıl önce farkeden Yunan kolonistler buraya ilk yerleşmiş.

Sinop'a girer girmez fark edeceksin: ortam başka. Şehir bir yarımadanın üstüne kurulmuş, üç tarafı deniz; Karadeniz'in en kuzey burnu, ve bin yıllar boyunca stratejik bir liman. Antik adı Sinope; MÖ 7. yüzyılda Miletos'tan gelen Yunan kolonistler kurmuş, sonra Pontus krallığının başkenti olmuş. Bu kasabanın iki büyük tarihi figürü var: Sinopelu Diogenes (yaklaşık MÖ 412-323) — fıçı içinde yaşayan, İskender'e "gölgemden çekil" diyen Kinik filozof; ve Mithridates VI Eupator (MÖ 135-63) — Roma'ya karşı uzun savaşları veren Pontus kralı. Aracını şehir merkezine bırak, Sinop Kalesi'ne yürü; Bizans dönemine atfedilen surlar, sonra Selçuklu ve Osmanlı tarafından genişletilmiş, deniz tarafına bakan burçlar hâlâ ayakta. Sonra Sinop Cezaevi Müzesi'ne gir — 1887'de inşa edilmiş, 1997'de cezaevi olarak kapanmış, içinde Sabahattin Ali, Refik Halit Karay gibi yazarların yattığı hücreler bugün gezilebilir, Türkiye'nin yakın tarihinden bir kesit veriyor. Ben her bu rotayı yaptığımda Sinop'ta en az iki saat geçiririm — şehir küçük ama hikayesi büyük.
Tavsiyem: Sinop Kalesi'ne deniz tarafından yürüyüş yap; en güzel manzara surların dış cephesinden. Cezaevi Müzesi pazartesi kapalı kontrol; içeride en az bir saat ayır, hücreler ve avlu ürpertici ama önemli. Yakıt için merkez istasyonları yeterli; Amasra'ya kadar 220 km, doldur. Eğer öğle vakti gelmişse Sinop limanı çevresindeki küçük lokantalardan birinde deniz mahsulü yiyebilirsin — taze hamsi mevsiminde (ekim-mart) klasiktir.
Sinopelu Diogenes (yaklaşık MÖ 412-323), Antik Yunan Kinik felsefe ekolünün en bilinen filozofu. Atina'ya gittikten sonra fıçıda yaşadığı, lambayla gündüz "dürüst insan aradığı", İskender'e "gölgemden çekil" dediği rivayet edilir. Mithridates VI Eupator (MÖ 135-63) ise Pontus krallığının son büyük kralıdır; Mithridatik Savaşlar olarak bilinen üç savaşta Roma'ya karşı uzun süre direnmiş, sonunda yenilmiştir. Sinop Cezaevi 1887'de inşa edilmiş, 1997'de kapatılmıştır.
- ›Sinop Kalesi deniz tarafı manzara için ideal
- ›Cezaevi Müzesi pazartesi kapalı kontrol
- ›Yakıt: Amasra'ya 220 km, depoyu doldur
- ›Hamsi mevsimi (ekim-mart) deniz mahsulü taze
- ›Yarımada yürüyüşü için rahat ayakkabı
Burada Önerdiklerimiz
Sinop Kalesi
Bizans-Selçuklu-Osmanlı katmanlı kale; deniz tarafı surları ayakta.
Sinop Cezaevi Müzesi
1887 cezaevi, 1997'de kapanmış; Sabahattin Ali ve Refik Halit'in yattığı hücreler.
Sinop Arkeoloji Müzesi
Antik Sinope'den bulgular; Hellenistik ve Pontus dönemi koleksiyonu.
Diogenes Heykeli
Şehir merkezindeki Sinopelu Diogenes anıtı; fıçısının üstünde.
Sinop Limanı
Tarihi balıkçı limanı; deniz mahsulü lokantaları çevrede.
Sinop'tan Amasra'ya yaklaşık 220 kilometre, üç saatlik bir sürüş. Bu parça boyunca Karadeniz sahili artık daha vahşi — yamaçlar dikleşir, sahil daralır, küçük balıkçı kasabaları arasında uzun mesafeler. Ayancık, Cide ve Kurucaşile sırayla geçecek; bunların her biri Karadeniz'in saklı kalmış kıyıları, turizmin az değdiği yerler. Yol uzun ve dingin; mola için yarım yolda Cide'de durabilirsin. Amasra'ya yaklaşırken yamaçlar açılır ve birden ufukta deniz üstüne çıkmış küçük bir yarımada görünür — işte Amasra.
Sinop-Amasra arası dağ tipi sahil yolu; viraj sıklıkları, ağır vasıta trafiği var.

Amasra'ya girer girmez göreceksin: bu sıradan bir sahil kasabası değil. Şehir bir yarımadanın üstüne kurulmuş, üç tarafı deniz; tarihi merkez Bizans surlarının içinde, dar arnavut taşı sokaklar, taş evler, balıkçı tekneleri kıyıya çekilmiş. Antik adı Sesamus; Pers prensesi Amastris (yaklaşık MÖ 340-284) tarafından MÖ 4. yüzyılda yeniden kurulup ona ithafen Amastris adını almış. Bizans, Cenevizliler (1261'den sonra), Trabzon Rum İmparatorluğu ve sonunda 1460'da Mehmed II zamanında Osmanlı egemenliğine geçmiş. Aracını sahil yolundaki belediye otoparkına bırak, yarımadaya yürüyerek geç — Bizans surları ve Amasra Kalesi seni karşılayacak. Tarihi köprüden geçip iç limanın etrafında dolaş; ben her bu rotayı yaptığımda burada en az iki saat geçiririm. Amasra'da bu gece konaklayacaksın — sahile yakın küçük pansiyonlar mevcut, akşam yemeği için balık klasiktir; Amasra simiti de yöresel bir tatlı ürünüdür. Sabah akşam ışığı yarımadayı altın renge boyar; Boztepe Seyir Tepesi'ne çık, oradan tüm yarımadaya bak.
Tavsiyem: Amasra'da bu gece kal — bu rotanın orta noktası, yarımadanın akşam ışığı ve sabah ışığını ikisini birden yakalamaya değer. Sahil yolundaki belediye otoparkı akşam doğru dolar, erken yer tut. Yarımada içinde yürüyerek dolaş, araç sokmaya çalışma — sokaklar dar ve tek yönlü, sıkışırsın. Boztepe Seyir Tepesi için aracını sabah al, on dakikalık yol; manzara üst noktadan tüm yarımadaya hakim. Yakıtı sabah Bartın'dan doldur; Safranbolu'ya 90 km içeride.
Amasra'nın antik adı Sesamus; Pers prensesi Amastris (yaklaşık MÖ 340-284) MÖ 4. yüzyılda kasabayı yeniden kurup ona ithafen Amastris adını almış. Amastris, Pers kralı III. Daryus'un yeğeni, Pontuslu Mithridates II'nin de eşiydi. Şehir Bizans dönemi piskoposluk merkeziydi; 1261'de Cenevizliler burayı liman karakolu olarak kullanmaya başladı, 1460'da Mehmed II zamanında Osmanlı'ya geçti. Bizans surları büyük ölçüde ayakta, iç ve dış kale duvarları görülebilir.
- ›Yarımada içinde araç değil yürüyüş — sokaklar dar
- ›Belediye otoparkı akşam dolar, erken yer tut
- ›Boztepe Seyir Tepesi sabah ışığı için ideal
- ›Amasra simiti yöresel tatlı — fırınlardan
- ›Sabah Bartın'dan Safranbolu için tam depo
Burada Önerdiklerimiz
Amasra Kalesi (Bizans surları)
Yarımada üzerindeki Bizans-Ceneviz katmanlı kale; iç ve dış surlar.
Amasra Müzesi
Antik Sesamus ve Amastris'ten bulgular; Bizans ve Ceneviz dönemi.
Boztepe Seyir Tepesi
Yarımadanın panoramik manzara noktası; sabah ışığı ideal.
Amasra Tarihi Köprüsü
Yarımadayı karaya bağlayan tarihi köprü; kale girişine açılır.
Kuşkayası Yol Anıtı
Roma dönemi yol anıtı; Amasra'nın 5 km batısında, kayalara işlenmiş.
Üçüncü günün sabahında Amasra'dan Safranbolu'ya doğru güneye iniyoruz — yaklaşık 90 kilometre, 1.5 saatlik bir geçiş. Bu parça boyunca Bartın merkezinden geçeceksin; bu küçük il merkezi sakin ve düz. Sonra yol yamaçlara çıkmaya başlar, Safranbolu'ya yaklaşırken Karabük demir-çelik şehrinden geçeceksin — modern, sanayi yoğun, ama Safranbolu'ya sadece on kilometre. Safranbolu'ya girer girmez yolun değiştiğini hissedeceksin; modern caddeler birden taş kaldırımlara, Osmanlı evlerine, dar arnavut sokaklarına dönüşüyor.

Safranbolu'ya girer girmez zamanın durduğunu hissedeceksin. Şehrin tarihi merkezi 1994'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı; 1008 tescilli tarihi yapı, çoğu 17-19. yüzyıllar Osmanlı dönemi ahşap konakları, dar arnavut taşı sokaklar, kapalı çarşılar. İsmini bölgede yetişen safran bitkisinden alıyor; tarih boyunca Anadolu'nun en önemli safran üretim merkeziydi, hâlâ dünyanın en pahalı baharatı burada yetiştiriliyor. Aracını Çarşı Mahallesi çevresindeki belediye otoparkına bırak — tarihi merkeze araç giremez, dar sokaklar ve trafik yok. Yürüyerek Cinci Han ve Cinci Hamamı'nın etrafında dolaş, Köprülü Mehmet Paşa Camii'ni gez, Kaymakamlar Müze Evi'ne gir — bir Osmanlı evinin iç dokusunu gör, üç katlı, ahşap işçilikli, selamlık-haremlik ayrımıyla. Ben her bu rotayı yaptığımda Safranbolu'da en az üç saat geçiririm; çünkü buranın hediyesi tek bir bina değil, tüm bir şehrin atmosferi. Bir bardak demli Türk kahvesi veya safranlı lokum ile bir kafe terasında otur; yamaçtaki evlere bak, sokaklardan geçen sesleri dinle.
Tavsiyem: Safranbolu'da en az 2.5 saat geçir; iki üç saat daha ayırırsan tam doyurursun. Aracını mutlaka Çarşı Mahallesi dışındaki belediye otoparkına bırak — tarihi merkez yaya, sokaklarda araç yok. Kaymakamlar Müze Evi pazartesi kapalı kontrol; üç katlı tam bir Osmanlı evi deneyimi sunuyor. Yöresel safranlı lokum yola al, akşam Bolu'da yiyebilirsin. Eğer hava yağmurluysa arnavut taşı sokaklar kayganlaşır — kaymaz ayakkabı.
Safranbolu, 1994'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır (Sıra No: 614); 1008 tescilli tarihi yapı içerir, çoğu 17-19. yüzyıl Osmanlı dönemi ahşap konak ve mütevelli yapılar. Şehir adını bölgede yetişen safran (Crocus sativus) bitkisinden alır; safran çiçeği yılda sadece bir hafta açar, çiçeklerin stigmaları elle toplanır — bu emek yoğunluğu safranı dünyanın en pahalı baharatı yapar.
- ›Tarihi merkeze araç giremez — belediye otoparkı zorunlu
- ›Kaymakamlar Müze Evi pazartesi kapalı kontrol
- ›Safranlı lokum yöresel imza
- ›Yağmurda arnavut taşı kaygan
- ›Kafe terasları yamaç manzaraları için
Burada Önerdiklerimiz
Cinci Han ve Cinci Hamamı
17. yüzyıl Osmanlı dönemi kervansaray ve hamam; Çarşı Mahallesi merkezi.
Kaymakamlar Müze Evi
Üç katlı tam bir Osmanlı evi; selamlık-haremlik ayrımı, ahşap işçiliği.
Köprülü Mehmet Paşa Camii
17. yüzyıl Osmanlı camisi; Köprülü ailesi vakfı.
Hıdırlık Tepesi
Şehrin yamacındaki seyir tepesi; tüm tarihi merkez panoraması.
Yörük Köyü
Safranbolu'ya 11 km, geleneksel Osmanlı dağ köyü; ek yarım gün.
Safranbolu'dan Bolu'ya yaklaşık 200 kilometre, 2.5 saatlik bir geçiş. Bu parça boyunca yol Karabük'ten ayrılıp güneybatıya, Karadeniz iç bölgelerine doğru ilerliyor; Gerede'yi geçtikten sonra Bolu Dağı silsilesinin kuzey eteklerine giriyorsun. Manzara giderek çam ormanlarına dönüyor; Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nin en yoğun ormanlarından biri burada. Bolu'ya yaklaşırken Abant Gölü sapağı sağında işaretli — eğer fazla zamanın varsa kısa bir yan gezi olur, yoksa ana yola devam.

Bolu'ya girer girmez fark edeceksin: hava değişti. Burası Türkiye'nin çam ormanları başkenti — etrafında Köroğlu Dağları, Bolu Dağı, Abant Gölü, Yedigöller; Karadeniz iç bölgelerinin en yeşil noktası. Şehrin antik adı Bithynion, sonra Roma döneminde Claudiopolis; ama buranın asıl tarihi figürü Antinous (yaklaşık MS 111-130) — Roma imparatoru Hadrian'ın sevgilisi, Bithynion'da doğmuş, Mısır seferinde Nil'de öldükten sonra Hadrian onu tanrı ilan etmiş ve adına bir kült başlatmıştı. Ben her bu rotayı yaptığımda Bolu'da kısa bir mola veririm — bir bardak çay, biraz ormanlık hava, sonra yola devam. Abant Gölü Bolu'nun 35 km güneyinde; eğer ekstra bir günün varsa harika bir yan gezi olur ama bu rotada vakit dar. Kalan rota İstanbul'a — son 170 kilometre, üç saatlik sürüş. Sabah Sapanca üzerinden hızla geçeceksin.
Tavsiyem: Bolu'da uzun mola verme — bir saat yeter. Şehir merkezinde küçük lokantalardan birinde Bolu mantısı veya kavurma yiyebilirsin (Bolu Türkiye'nin aşçı geleneğinin merkezidir, Mengen aşçılık dünyada bilinir). Abant Gölü'ne sapma kararı sende — eğer İstanbul'a vakit darsa atla, ama hava açıksa bir saatlik bir göl turu çok değer. Yakıtı buradan tam doldur, son 170 km için.
Antinous (yaklaşık MS 111-130), Roma imparatoru Hadrian'ın yakın sevgilisi olarak bilinir; Bithynion'da (bugünkü Bolu) doğmuştur. MS 130'da Mısır gezisinde Nil'de boğularak ölmüş; Hadrian onu tanrı ilan etmiş, adına bir kült başlatmış ve Mısır'da Antinoöpolis adlı bir şehir kurmuştur. Bolu'nun antik adı Bithynion, Roma imparatoru Claudius döneminde Claudiopolis olarak değiştirilmiştir.
- ›Bolu mantısı ve Mengen aşçılığı yöresel imza
- ›Abant Gölü 35 km güneyde — ekstra gün gerekir
- ›Yakıt: İstanbul için tam depo
- ›Çam ormanı havası yorgun direksiyon için iyi
Burada Önerdiklerimiz
Dördüncü ve son günümüzün finalindeyiz: Bolu'dan İstanbul'a son 170 kilometre, üç saatlik sürüş. Bu parça boyunca Bolu Dağı tüneli ve Sapanca Gölü seni karşılayacak; D-100 ve sonra TEM otoyolu ile İstanbul'a iniş başlar. Sapanca'yı geçtikten sonra İzmit körfezini sağında bırakıp Gebze, Pendik, sonra Boğaz Köprüsü; akşam saatleri trafik yoğun olabilir. İstanbul'a girdiğinde tarihi yarımadaya ulaşmak için Sultanahmet sapağını takip et.
İstanbul girişinde TEM trafiği yoğun — özellikle saat 17-20 arası, planı buna göre yap.
Sapanca'ya girer girmez ortam değişti — Bolu'nun yoğun çam ormanları geride, şimdi geniş bir gölün kıyısındasın. Sapanca Gölü, 48 kilometre kare yüzey alanı ile Marmara Bölgesi'nin önemli tatlı su göllerinden, ve İzmit-Adapazarı havzasının ortasında bir vaha. İlçe merkezi göl kıyısında küçük bir kasaba; çayhaneler, balıkçı tezgahları, sahil promenadı. Burada kısa bir mola ver — yarım saat yeter. Aracını çek, göl kıyısına in, bir bardak çay iç. Ben her bu rotayı yaptığımda Sapanca'yı bir nefes alma noktası olarak severim; çünkü burası İstanbul öncesi son sessizlik. Yarım saat sonra TEM otoyolundasın, trafik artıyor, kalabalık başlıyor.
Tavsiyem: Sapanca'da uzun mola verme — yarım saat yeter. Göl kıyısında bir bardak çay, kalan zamanı yola sakla. İstanbul TEM girişi yoğun olabiliyor; saat 17-20 arası tepe noktası, bu vakte denk gelirseniz Pendik veya Gebze'de duraksamak da bir alternatif. Yakıt için TEM üzerindeki büyük istasyonlar ucuz değil; Sapanca'dan kontrol et.
- ›Sapanca Gölü kıyısında kısa mola
- ›Çayhaneler ve sahil yürüyüşü için ideal
- ›TEM girişi 17-20 yoğun — planla
- ›İstanbul içi yakıt pahalı, Sapanca'dan doldur
Burada Önerdiklerimiz
Sapanca'dan İstanbul'un tarihi yarımadasına son 90 kilometre, 1.5-2 saatlik bir geçiş. TEM otoyolundan İzmit körfezini geçip Gebze ve Pendik üzerinden Asya yakasından geleceksin; Boğaziçi Köprüsü veya Avrasya Tüneli ile Avrupa yakasına geç, oradan Sultanahmet sapağı. Trafik yoğunsa sabırlı sür, akşam ışığında İstanbul'a giriş unutulmaz bir an olur.
Boğaz Köprüsü ücretli (HGS gerekli) — alternatifi Avrasya Tüneli (özel araç).

Vardık. Dört gün önce Giresun'un sahilindeydik, şu an İstanbul'un tarihi yarımadasının kalbindeyiz. Sultanahmet meydanına çık, gözünü çevir; sağında Ayasofya, solunda Sultanahmet Camii, ikisinin arasında binlerce yıllık bir imparatorluk nefes alıyor. Önce Ayasofya'ya yürü — 537'de Bizans imparatoru Justinianus tarafından inşa edildi, 916 yıl boyunca Doğu Roma'nın baş kilisesiydi; 1453'te Fatih Sultan Mehmed'in fethinden sonra camiye dönüştürüldü, 1934'te Atatürk tarafından müzeye alındı, 2020'de yeniden cami olarak ibadete açıldı. Mimari boyutları muhteşem — kubbenin çapı 31 metre, yüksekliği 55 metre, taşıyıcı sistemi bin beş yüz yıldır ayakta. Sonra Sultanahmet Camii'ne yürü — 1609-1616 arasında I. Ahmed için Mimar Sedefkar Mehmed Ağa tarafından yapıldı; altı minaresi ile o dönem dünyada eşi yoktu, iç çinileri mavi tonları ile "Mavi Cami" olarak da anılıyor. İki yapının arasındaki o boşlukta dur, bir an sessizliği dinle. Akşamı Galata Kulesi'nin tepesinden bitir — 1348'de Cenevizliler tarafından inşa edildi, 67 metre yüksekliğinde; tepeden Boğaz, Haliç, ve iki kıta birden görünür. Bu rotada dört günlük bir Karadeniz hikayesi yürüdük; finali bundan daha güzel olamazdı.
Sana en içten tavsiyem şu: Sultanahmet'e aracı çıkarma — Eminönü veya Karaköy çevresindeki belediye otoparklarına bırak, tarihi yarımadayı yürüyerek dolaş. Ayasofya cami olarak aktif, namaz vakitleri dışında ziyaret et; kadınlar başörtü hazır bulundursun. Sultanahmet Camii benzer şekilde aktif cami, ziyaret saatlerine dikkat. Galata Kulesi'ne gün batımına yarım saat kala çık — biletler online satın alınır, sıraya gerek yok. Akşam yemeği için Karaköy veya Beyoğlu çevresindeki geleneksel lokantaları tercih et; balık + meze klasiktir. Eğer ekstra bir günün varsa Topkapı Sarayı ve Kapalıçarşı rotaya değer.
Ayasofya (Hagia Sophia), 537 yılında Bizans imparatoru I. Justinianus tarafından inşa edilmiştir; MS 360-415 arası daha küçük bir kilise zaten vardı, ama bugünkü yapı Anthemios ve Isidoros tarafından 5 yıl 10 ayda tamamlanmıştır. Kubbenin çapı 31 metre, yüksekliği 55 metre. 1453'te Fatih Sultan Mehmed'in fethinden sonra 481 yıl boyunca cami, 1934-2020 arası müze, 2020'den itibaren yeniden cami olarak işlev görüyor. Sultanahmet Camii ise 1609-1616 arasında inşa edilmiştir; mimar Sedefkar Mehmed Ağa, banisi I. Ahmed. Galata Kulesi 1348'de Cenevizliler tarafından Christea Turris (Mesih Kulesi) adıyla inşa edilmiştir; 67 metre yüksekliğindedir.
- ›Sultanahmet'e araç çıkarma — Eminönü/Karaköy otopark
- ›Ayasofya ve Sultanahmet aktif cami — namaz vakti dışı
- ›Kadınlar başörtü hazır
- ›Galata Kulesi gün batımı için bilet online
- ›Topkapı Sarayı + Kapalıçarşı ekstra gün ister
- ›Akşam yemeği Karaköy/Beyoğlu balık + meze
Burada Önerdiklerimiz
Ayasofya (Hagia Sophia)
537 Bizans imparatoru Justinianus tarafından inşa edilmiş; kubbe 31 m çap, 55 m yükseklik.
Sultanahmet Camii (Mavi Cami)
1609-1616 Sedefkar Mehmed Ağa, banisi I. Ahmed; altı minareli.
Galata Kulesi
1348 Ceneviz dönemi kulesi; 67 m yükseklik, Boğaz panoraması.
Topkapı Sarayı
15-19. yy Osmanlı padişahlarının saray yerleşkesi; UNESCO listesi.
Kapalıçarşı
15. yy Osmanlı kapalı bedesteni; dünyanın en eski kapalı çarşılarından.
Yerebatan Sarnıcı
6. yüzyıl Bizans sarnıcı; 336 sütun ve Medusa başları.
İpuçları
- ✓Dört günlük rota — bagajı buna göre topla
- ✓Karadeniz nemli — yağmurluk her gün yanında
- ✓Yakıt: her büyük şehirde tam depo (Giresun, Samsun, Sinop, Bartın, Bolu, Sapanca)
- ✓Müzeler pazartesi kapalı kontrol — gün planlamasında dikkat
- ✓Bandırma Vapuru, Sümela detour atlandı — ayrı rotalara değer
- ✓Safranbolu'da araç tarihi merkeze giremez — belediye otoparkı
- ✓İstanbul Sultanahmet'e araç çıkarma — Eminönü/Karaköy otopark
- ✓Ayasofya ve Sultanahmet aktif cami — namaz vakti dışı, başörtü kuralı
- ✓TEM otoyolu HGS zorunlu
- ✓Sinop-Amasra arası uzun ve dağ tipi — yorucu, mola ver
Uyarılar
- !D010 sahil yolu Sinop-Amasra arası dar virajlar — yağışlı havada dikkat
- !Sapanca-İstanbul TEM'inde sabah/akşam yoğun trafik (saat 07-09, 17-20)
- !Karadeniz iniş yamacında frenler ısınır — motor freni
- !İstanbul Sultanahmet hafta sonu çok kalabalık — sabah erken saatler
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. Tatilpanosu.net rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo — yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
Samsun'dan Amasra'ya — Sinop antik kalesi
- 1Sabah erken Samsun çıkışı, Bafra ovası geçişi
- 2Sinop antik kalesi ve Cezaevi Müzesi
- 3Diogenes ve Mithridates VI hatırası
- 4Sinop-Amasra arası vahşi sahil sürüşü
- 5Akşam Amasra yarımadası ve Bizans surları
Giresun - İstanbul hakkında
merak edilenler
Karadeniz sahili boyunca molasız yaklaşık 12 saat; molalı 4 günlük rota olarak ideal, daha kısa süre yorucu olur.
Dört gün ideal — her büyük durakta yarım gün ile bir gün ayırmak için. Üç gün sıkışık, beş gün rahat. Bu öneri 4 gün üzerinden yapılmıştır.
Mayıs-Haziran ve Eylül-Ekim ideal — Karadeniz nemli ama yağış görece az, Safranbolu ve Bolu hava açık. Yaz ortası sahil tatil yoğunluğu, kış ayları yağışlı + Bolu Dağı buz riski.
Hayır — Sümela Trabzon'da, bu rotanın doğusunda kaldı. Eğer öncesinde Trabzon'a gittiyseniz Sümela ziyaretiniz orada yapılır; ya da Giresun'dan başlamadan önce ekstra bir gün eklenir.
Bu rotada Safranbolu'da konaklama planlanmadı (Amasra ve Bolu konaklamaları seçildi); ama eğer 5. gün eklenebiliyorsa Safranbolu'da geleneksel Osmanlı konağında bir gece konaklamak değerli bir deneyim olur.
Sultanahmet için araç dezavantaj — Eminönü veya Karaköy'deki belediye otoparklarına bırakıp yürüyerek yarımadayı dolaşmak çok daha rahat. Trafik ve park sorunu zorlu; metro ve tramvay alternatifleri etkin.
Var. D010 üzerinde her 10-15 km'de bir benzin istasyonu, sahil çayhaneleri, küçük lokantalar bulabilirsin. Ana mola noktaları Ordu, Fatsa, Bafra, Sinop, Cide, Bartın, Karabük, Düzce.
Hayır, bugün Samsun'da sergilenen Bandırma Vapuru bir birebir replikadır. Orijinal vapur yıllar içinde söküldü; replika 2003'te tamamlanıp halka açıldı.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için Tatilpanosu.net Yollar

Vardık.
Vardık.
Vardık. Sabah Giresun'un sahilindeydik, dört gün boyunca Karadeniz'in tüm kıyısını boylu boyunca takip ettik, şimdi İstanbul'un imparatorluk kalbindeyiz. Arada 940 kilometre, 10 durak, dört gün ve neredeyse iki bin yıllık tarih geçti. Ordu'nun Boztepe'sini, Samsun'un Bandırma Vapuru'nu, Sinop'un antik Sinope kalesini, Amasra'nın deniz üstündeki Bizans-Ceneviz limanını, Safranbolu'nun UNESCO listesindeki Osmanlı evlerini, Bolu'nun çam ormanlarını ve sonunda Ayasofya'nın 537 yılından bugüne uzanan kubbesini gördük. Şimdi Sultanahmet meydanında dur, iki büyük yapının arasındaki sessizliği dinle — sağında Ayasofya, solunda Sultanahmet Camii, ikisinin arasındaki o boşlukta binlerce yıllık imparatorluk atıyor. Akşamı Galata Kulesi'nin tepesinden Boğaz manzarası ile bitir; aşağıda gemiler, ufukta iki kıta, ayağının altında bir şehir. Bu rota bittiğinde sadece İstanbul'a değil, Türkiye'nin sahil hattının bir hikayesine vardın. Yeni bir yol için tekrar buluşana dek, sağlıkla.
Yolculuğa Devam Et
İlgili Yazılar

Giresun Resimleri
Karadeniz’in yoğun olarak hissedebileceğiniz ender şehirlerden olan Giresun’a ait en güzel resimleri derlemeye çalıştık. Geçen zaman sürecinde paylaştığımız Trabzon fotoğrafları konusundan sonra 2. Karadeniz fotoğraf albümüzüde Giresun konusuyla paylaşmış oluyoruz. İleri dönemlerde Karadeniz turundan sonra Karadeniz şehirleri hakkında detaylı tatil rehberi yazılarını, diğer şehirlerde yazdığımız şekilde yazmayı düşünüyoruz. Şimdi yazının devamında en güzel Giresin resimlerine […]

Türkiye’nin Gizli 10 Cennet Köşesi
Şüphesiz ki ülkemizin gezilecek ve görülecek yerleri bir hayli fazla. Bu liste daha da artırılabilir fakat biz daha çok ziyaretçilerden ve deneyimlerden yola çıkarak en popüler 10 yeri seçtik ve değerlendirdik. 1- Akyaka, Muğla Muğla ili sınırları içerisindeki Akyaka, Muğla’nın diğer ilçelerini şirinliği ve sadeliği bakımından açık ara geçmiş durumda. Muğla’nın Ula ilçesine bağlı, şirin […]

Tatil Wallpaper – Tatil Duvar Kağıtları
Tatil duvar kağıtları ile ilgili bir eksiklik olduğunu farketmemizle kolları sıvamamız bir oldu. Sizler için tatil yerleri hakkında derlenen en güzel wallpaperları derlemeye çalıştık. Bu duvar kağıtlarını ögzürce kullanabilir ve bilgisayarınıza arzuladığınız o havayı katabilirsiniz. Yapmanız gereken aşağıdaki wallpaperlara tıklayıp tam haliyle açılmasını sağlamak ardından. Açılan fotoğrafa sağ tuşlayıp “Duvar Kağıtı Yap” yazısına tıklamanızdır. Tebrikler […]

Gül DİNÇ
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilPanosu — 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi


