

Hoş geldin. Ben Gül Dinç, bugün Karadeniz'in en sevdiğim küçük rotalarından birine seninle çıkıyorum. Önümüzde sadece 50 kilometre var ama bana sorarsan bu mesafe seni iki ayrı şehir arasında değil, iki Boztepe arasında yolculuk ettirecek — çünkü hem Giresun'un hem Ordu'nun bir Boztepe'si var, ve aralarında neredeyse bin yıllık bir hikaye dokunmuş. Sabah Giresun'un kale yamacındaki o eski Boztepe'den çıkıp, fındık bahçelerinin arasından kıvrılan sahil yolunda Bulancak'ın çay bahçelerine, Piraziz'in sessiz kıyısına, Gülyalı'nın limanına uğrayacağız; akşama da Ordu'nun teleferikle tepesine çıkılan modern Boztepe'sinde günbatımına yetişeceğiz. Acele etmek için sebep yok, çünkü bu rotanın asıl tadı denizi sağına alıp ufka uzun uzun bakabilmekte. Tatilpanosu için bu yolu senin için kurguladım — kemerini bağla, çıkıyoruz.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Giresun → Ordu Yolculuk Hazırlığı
Hazırlık
Bavul
Araç
Belgeler
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.

Yola Giresun Boztepesi'nin yamacından başlıyoruz; aracını biraz aşağıya bıraktıysan kale duvarına yürürken zaten o eski taşların kokusunu alacaksın — denizden gelen tuzlu rüzgarla karışmış, biraz yosunlu, biraz çamlı bir koku. Buraya önce Pontuslular gelmiş, sonra Bizans duvarları kalınlaştırmış, en sonunda Osmanlı kendi izini bırakmış; üç imparatorluğun da elinin değdiği bu burçtan aşağıya baktığında soluna deniz, sağına da şehrin kıvrılarak limana inişi serilir. Bir an gözünü ufka çevir, çünkü orada küçük bir kara parçası göreceksin: Giresun Adası. Türkiye'nin Doğu Karadeniz'deki tek yerleşik adası, antik kaynaklarda Amazonların Aretias'ı; Argonotlar Kolhis'e giderken bu kıyıya uğramışlar, Areios tapınağında konaklamışlar. Hâlâ her 20 Mayıs'ta Aksu Festivali'nde balıkçı tekneleri adanın etrafında üç tur dönüyor — binlerce yıl önceki bir bereket ritüeli, bugün bile aynı sahilde tekrar ediyor; bu tür anlar Karadeniz'i Karadeniz yapan şeyler. Şimdi kaleden inip Atapark'a doğru yürü, oradan bir avuç asitli fındık al; sahil rüzgarını ciğerlerine çek ve aracına dön — çünkü bugün başka bir Boztepe seni bekliyor, ama bu ilkini hatırında bir resim olarak götürmen gerekecek.
Tavsiyem şu: Giresun'dan saat 10:00 sularında çıkmaya çalış. Sabahın trafiği yatışmış oluyor, sahil yolu açık ve serin oluyor; öğleden sonra Ordu'ya rahatça varıyorsun, akşam Boztepe için zaman bol. Kale yamacına aracı çıkartanları görürsün ama benim kuralım hep aynı — Şehit Eyüp Han Sokağı'na bırak, beş dakika yürü, hem omuzun açılır hem mahallenin içinden geçerek kaleye girersin ki bu yürüyüşün başlı başına bir hazırlık. Adaya geçmek istersen yaz aylarında feribot her gün kalkıyor, bahar-kış arası hava şartına bağlı; karada kalıp kıyıdan fotoğrafını çekmek de ada'nın hikayesini hak edecek kadar güzel oluyor.
Bugün dilimize kiraz diye yerleşmiş o tatlı meyvenin hikayesi tam da burada başlıyor. Giresun'un antik adı Kerasus'tu; MÖ 65'te Romalı general Lucullus Pontus seferinden dönerken kiraz fidanlarını ilk kez bu sahilden İtalya'ya götürmüş. Sonra Latincede cerasus, Eski Fransızcada cerise, İngilizcede cherry olmuş — bizim kiraz'ımız da aynı kökten gelmiş. Yani ne zaman bir kase kiraz yesen, aslında iki bin yıllık bir Karadeniz hatırasını dilinin ucunda taşıyorsun.
- ›Kale otoparkı dar — Şehit Eyüp Han Sokağı çevresine bırak
- ›Aksu Festivali 20 Mayıs — tarih denk gelirse balıkçı teknesi turu yap
- ›Atapark çevresinde fındık satıcıları bol; asitli fındık dene
Burada Önerdiklerimiz
Giresun Kalesi
Pontus, Bizans ve Osmanlı katmanlı kale; şehrin en yüksek panoraması.
Giresun Adası
Türkiye'nin Doğu Karadeniz'deki tek yerleşik adası; Amazon mitolojisinin geçtiği antik Aretias.
Atapark ve Atatürk Anıtı
Giresun limanına bakan deniz kıyısı parkı; şehrin buluşma noktası.
Zeytinlik Mahallesi
Geleneksel Giresun ahşap evlerinin ayakta kaldığı tarihi mahalle.
Giresun'dan çıkışta direksiyonu bu kez batıya kıracağız; D010 sahil yolu seni sakin sakin Bulancak'a kadar taşıyacak — sadece 12 kilometre, yirmi dakikalık keyifli bir geçiş. Yola koyulur koyulmaz solunda Karadeniz açılır, sağında fındık bahçeleri yamaçtan yamaca uzanır; viraj az, yol geniş, manzara açık. İlk birkaç kilometre boyunca arkadan Giresun Kalesi'ni hâlâ görebilirsin, dikiz aynanı bir kez kontrol et — geride bıraktığın yere bir veda gibi olur. Sonra yol kıvrılır, kale gözden silinir, önünde sadece deniz ve fındık kalır.

Bulancak'a girer girmez göreceksin: meydan doğrudan denize açılıyor, çay bahçeleri sahil promenadı boyunca dizilmiş, iskelenin önünde balıkçı tekneleri sıralanmış. Burası Giresun ilinin nüfus olarak ikinci büyük yerleşimi, üstelik şehir merkezine sadece on iki kilometre uzaklıkta — bu yüzden bölgenin nabzı bir bakıma burada atar. Aracını meydanın çevresine bırak, biraz yürü; sahil parkında oturan amcaların elinde mutlaka bir bardak çay olacak, fındık ekonomisinin sohbetleri bu masalardan eksik olmaz çünkü ilçenin ticaretinin büyük kısmı o küçük kahverengi meyveden geliyor. Eğer saatler 11:30'u gösteriyorsa şanslısın — balıkçı tekneleri tam o vakit dönüyor, iskelede taze çinekop ya da hamsi tezgahı kuruluyor; sen istersen sadece izle, istersen birkaç balık alıp akşam Ordu'da pansiyonda pişirme planı yap. Otururken sırtını denize verme — Karadeniz'i bu rotada ilk gerçek anlamda burada hissedeceksin, bardak çayını alıp ufka çevril, dalgayı dinle, hiç acele etme. Çünkü bu rotanın tek altın kuralı yavaş gitmek.
Sana en içten tavsiyem: aracı meydanın yanına bırak, on beş dakika sahil promenadında yürü; ayağındaki yorgunluk açılırken Karadeniz'in nemli rüzgarı yüzüne çarpıyor olacak. Ondan sonra bir çay bahçesine otur, otuz dakika kıpırdama. Bu rotanın felsefesi tam burada — sahili dakika dakika içine çekmek, gözünü ufuktan ayırmamak. Saat 11:30 sularına denk gelirsen balıkçı dönüşünü kaçırma; tezgah kurulduğu anda hamsi-çinekop birkaç tabakla satılıyor, paketleyip arabaya almak da olur, akşam Ordu'da pansiyonun mutfağı varsa harika bir akşam yemeği oluyor.
- ›Sahil parkı meydandan itibaren 1 km uzanıyor — yürüyüş ferah
- ›Balıkçı dönüşü 11:00-12:00 arası — taze tezgah ihtimali
- ›Meydanda ücretsiz otopark sınırlı; saat 12:00 sonrası dolar
Burada Önerdiklerimiz
Piraziz'de mola mı, doğrudan Ordu'ya mı?
Piraziz küçük bir sahil kasabası; büyük tarihi yapı yok ama doğal kıyısı sakin. Eğer öğle yemeği vakti yaklaştıysa Piraziz'de durup balık ekmek molası verebilir, ya da Ordu'da büyük bir öğün için aç tutabilirsin kendini.
Bulancak'tan ayrılırken yol bir anda sakinleşir — D010 burada artık ilçe arası bağlantı tonuna geçiyor, kamyon trafiği seyreliyor, sen ve deniz baş başa kalıyorsunuz. Sağında Karadeniz uzar gider, solunda fındık bahçeleri yamaca tutunmuş; arada bir küçük köy yolu sapağı, biraz daha öteye gittikçe yamaçlar dikleşir, sahil daralır. Tam on altı kilometre, çeyrek saatten biraz fazla bir geçiş; ama dikkat et, bu kısa parça boyunca radarlar artıyor, ayağını gazdan biraz çek — zaten aceleye gerek yok, çünkü Piraziz'de seni bambaşka bir tempo bekliyor.

Piraziz'e girdiğinde fark edeceksin — burada büyük bir tarihi yapı, görkemli bir kale yok; ama bu rotanın en sessiz nefesini sana tam olarak burası verecek. İlçe küçücük, nüfusu az, sokakları dar; balıkçı tekneleri kıyıya çekilmiş, taş çayhaneler tek katlı sıralanmış, ortalıkta vakit yavaş geçiyor gibi. İşte bu yüzden seninle birlikte buraya bir bahane uydurup duruyorum — bir balık ekmek için, ya da sadece kayalara inip on dakika dalga sesi dinlemek için. Piraziz aynı zamanda Giresun ilinin batı sınırı; bir sonraki sokakta zaten Ordu plakasına geçiyorsun, yani burası rotanın coğrafi bir eşiği. Aracı yol kenarına çek, denize doğru bir patika bul, bir taşın üstüne otur. Dalganın kayalara çarpışını dinle, ufka bak, hiçbir şey düşünme. İnan bana, on iki yıllık rehberlik hayatımda öğrendim — büyük yapı görmediğin bu tür sessiz duraklar bazen en güçlü hatıraları bırakıyor; Karadeniz'in kendi temposu burada seni içine alıyor, sen de farkında olmadan ona uyum sağlıyorsun.
- ›Sahil yolundan kıyıya iniş için küçük tabela var — kaçırmamaya dikkat
- ›Balık ekmek satıcıları öğle saatleri sonrası kalkar
- ›Otopark sahil yolu kenarında dar şeride bırakılıyor
Burada Önerdiklerimiz
Piraziz'den ayrılır ayrılmaz, sadece on kilometre sonra il sınırını geçeceksin. Yol değişmiyor, deniz hâlâ aynı mavi, fındık bahçeleri aynı yamaçta — ama bir tabela birden çıkıyor sağında ve plaka 28'den 52'ye atlıyor. Sembolik bir an, ama yine de farkına varmaya değer; ben her geçtiğimde küçük bir gülümseme atarım o tabelaya. On iki dakikalık bu kısa geçişin sonunda Gülyalı'ya iniyoruz — Ordu'nun Giresun'a en yakın sahil ilçesi, küçük, bakımlı, denize sokulmuş bir yer.
İl sınırı tabelası D010 üstünde, Piraziz çıkışında — kaçırmamak için sağ tarafa bak.
Gülyalı seni biraz beklenmedik şekilde karşılar — burada görkemli bir program, mutlaka görülmesi gereken bir yapı yok; ama tam da bu yüzden bu rotada işe yarıyor. Düşün ki bütün sabah sahili dolaşmışsın, ayakların biraz yorulmuş, belki bir kahveye, belki sadece tuvalet molasına ihtiyacın var — işte Gülyalı tam o anın için küçük, sade ve doğru bir mola noktası. Sahil promenadında küçük bir park, sıcak bir çayhane, bir iki balıkçı barakası seni bekliyor. Ama Gülyalı'nın benim için asıl anlamı başka: burası rotanın coğrafi geçiş anının damgası. Artık Giresun'da değilsin, Ordu'ya girdin; ve ileriye, batıya bir bak — hava açıksa Ordu Boztepesi'nin teleferik istasyonunu bile ufukta seçebilirsin, küçük bir nokta gibi yamaçta parıldıyor. Bir sonraki ve son durağının ilk işareti orada. Bardak çayını yudumla, kıyıdan son bir bakış at, fotoğrafını çek; sonra arabana dön, çünkü son on iki kilometre seni Ordu'nun kalbine taşıyacak.
- ›Sahil çayhanesi her mevsim açık
- ›Tuvalet molası için son uygun nokta — Ordu girişi trafiği yoğunlaşır
- ›Boztepe teleferik silueti açık havada Gülyalı'dan görünür
Burada Önerdiklerimiz
Gülyalı'dan çıkar çıkmaz Ordu seni karşılamaya başlar; son on iki kilometre boyunca trafik adım adım artıyor, sahil yolu iki kanata genişliyor, sağ kanaldan giriş çıkışlar belirginleşiyor. Bir noktada şehrin silueti gözünün önünde açılıyor — deniz boyunca uzanan modern bir Karadeniz şehri, arkasında yamaca tutunmuş Boztepe; sabah çıktığın Giresun Boztepesi'nin akşam ikizi gibi. Şehre girince teleferik istasyonu tabelalarını takip et; merkezde trafik yoğun olursa sahil yolundan dolaşman çok daha rahat olur, yamaç sokaklarına dalma. Çeyrek saat sonra Ordu'dayız.
Ordu liman girişinde sahil yolunda hafif yoğunluk — özellikle hafta sonları.

Geldik işte. Ordu önünde açılıyor — deniz boyunca uzanan modern bir Karadeniz şehri, bugün 235 bin kişiye ev sahipliği yapıyor; ama bu kıyının hikayesi sandığından çok daha eskiye gidiyor. Antik adı Kotyora'ydı; MÖ 8. yüzyılda Miletos'tan gelen Yunan kolonistler kurmuş, ve MÖ 401'de Ksenofon'un komutasındaki on bin Yunan paralı askeri Pontus dağlarını aşıp Kotyora limanına ulaştığında, Anabasis adlı eserinde bu sahili tarihte ilk kez yazıya dökmüş. Yani şu anda durduğun yer, bin yıllık bir liman. Bugünkü turumuzun finali için iki nokta var, ikisini de gezeceğiz: önce Atatürk Köşkü'ne çıkalım — 1932'de Atatürk'e bağışlanmış küçük beyaz bir villa, bahçesinden Karadeniz panoraması, içeride 1930'ların Türkiye'sinden bir kesit. Sonra rotamızın asıl finali için Boztepe'ye, teleferiğe gidiyoruz. 2012'de açılmış olan bu modern hat seni sahilden tepeye sadece 6.5 dakikada çıkarıyor; tepede bir gözlem terası, bir restoran, ve hava açıksa ufukta Giresun siluetini hâlâ seçebileceğin bir manzara seni bekliyor. İşte rotanın daire dönüşü tam burada tamamlanıyor — sabah Giresun'un kale yamacındaki o eski Boztepe'den çıkmıştık, akşam Ordu'nun teleferikle çıkılan modern Boztepe'sindeyiz. Aralarında sadece 50 kilometre, ama dile gelse iki bin yıllık bir hikaye anlatır.
Sana en güzel tavsiyem şu: günbatımına yarım saat kala teleferiğin sırasına gir, tepeye çık ve elinde bir bardak çayla otur — Karadeniz'in turuncuya boyandığı o on dakika seni bu rotayı yıllarca hatırlatacak şey olacak, söz veriyorum. Ama dönüş seferini kaçırma; teleferik son sefer mevsime göre değişiyor — yazın 22:00'a, kışın 20:00 sularına kadar açık. Atatürk Köşkü içinse öğleden sonrayı tercih et; sabahları tur otobüsleri yoğunlaşıyor, öğleden sonra köşk ve bahçesi sakinleşiyor, biraz daha derin nefes alabiliyorsun.
Şu an durduğun limanın hikayesi bin yıldan eski. Antik adı Kotyora, MÖ 8. yüzyılda Miletos'tan gelen Yunan kolonistler tarafından kurulmuş; ama buranın gerçek anı MÖ 401'de yaşanmış. Ksenofon komutasındaki On Bin Yunan Paralı Askeri Pontus dağlarını aşıp aylarca yürüdükten sonra tam burada denize ulaşmış; Anabasis adlı eserinde Kotyora'yı kurtarıcı liman olarak anlatıyor. Sonra Bizans, sonra Trabzon Rum İmparatorluğu, sonra Osmanlı; her dönem fındık ticaretinin merkezi olarak kalmış. Yani fındık burada sadece bir tarım ürünü değil, neredeyse bir kimlik.
- ›Boztepe teleferik son sefer — yazın 22:00, kışın 20:00 civarı
- ›Atatürk Köşkü pazartesi kapalı — gün planlamasına dikkat
- ›Boztepe'de restoran var — günbatımı için akşam yemeği rezervasyonu mantıklı
- ›Şehir merkezi otoparkı sınırlı, sahil yolundaki belediye otoparkı daha rahat
- ›Taşbaşı Kilisesi ve Paşaoğlu Konağı yarım saatlik bonus
Burada Önerdiklerimiz
Boztepe Teleferik
2012'de açılan modern teleferik; sahilden tepeye 6.5 dakikada çıkıyor, panorama restoranı ve gözlem terası.
Ordu Atatürk Köşkü
1932'de Atatürk'e bağışlanmış beyaz villa; Karadeniz panoramalı bahçe ve dönem eşyaları.
Taşbaşı Kilisesi (Müze)
19. yüzyıl Rum Ortodoks kilisesinden müzeye çevrilmiş yapı; bölge tarihi sergisi.
Paşaoğlu Konağı (Etnografya Müzesi)
19. yüzyıl Karadeniz ahşap konağı; etnografya koleksiyonu ve dönem eşyaları.
Ordu Sahil Promenadı
Karadeniz boyunca uzanan modern sahil parkı; bisiklet yolu, çayhaneler, oyun alanları.
Ulu Cami (Eski Pazar Camii)
19. yüzyıl Osmanlı dönemi merkez camisi; eski çarşı dokusunun parçası.
İpuçları
- ✓Karadeniz'de hava değişken — güneşli sabah, öğleden sonra yağmur olağan
- ✓D010 sahil yolu çoğunlukla iki şeritli; sollama şeritleri sınırlı, sabırlı sür
- ✓Bu rota sadece 50 km — yarım gün ya da uzun günü hak ediyor, kısa keserek geçme
- ✓Ordu Boztepe teleferiği günbatımı için ideal zaman — saat hesabını günün son seferine göre yap
- ✓Atatürk Köşkü pazartesi kapalı; ziyaret günü kontrol et
- ✓Bulancak ve Piraziz çay bahçeleri sahil tempo için ideal mola noktaları
- ✓Ordu sahil promenadı bisikletle de gezilebilir; yerel kiralama noktaları var
- ✓Yaz ortası fındık hasadı dönemi — sahil ilçelerinde kamyonet trafiği artar
- ✓İki Boztepe simetrisi rotanın hikaye anahtarı — fotoğraf serisi çek
Uyarılar
- !D010 üzerinde tek tük heyelan riskli noktalar var — yağışlı havada yamaç tarafına dikkat
- !Ordu liman girişinde sahil yolunda hafta sonları yoğun trafik olur
- !Boztepe teleferik rüzgarlı havada hizmeti durdurabilir — günlük durum hava şartına bağlı
- !Karadeniz nemli; deniz spreyi araç camlarında izlenim bırakır, cam suyu deposu dolu olsun
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. Tatilpanosu.net rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo — yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
İki Boztepe arası — Giresun'dan Ordu'ya
- 1Sabah Giresun Boztepesi ve Giresun Adası
- 2Bulancak meydanı ve sahil promenadı, çay bahçesi molası
- 3Piraziz sessiz sahili, Karadeniz nefesi
- 4Gülyalı geçiş kasabası, il sınırı işareti
- 5Ordu Atatürk Köşkü öğleden sonra ziyareti
- 6Akşam Boztepe teleferik ile günbatımı, panorama restoranı
Giresun - Ordu hakkında
merak edilenler
D010 sahil yolundan molasız sadece 1 saat; molalı 1 günlük rota olarak rahat tempo ile öğleden sonra varış.
Tek gün yeterli. Sabah 10:00'da Giresun'dan çıkış, akşam Ordu Boztepe'de günbatımı. Bir gece Ordu'da kalıp ertesi gün Sümela ya da Ünye-Fatsa'ya devam edebilirsin.
İlkbahar (mayıs-haziran), sonbahar (eylül-ekim) ve yaz başı ideal. Yaz ortası nem yüksek, fındık hasadı trafiği artıyor. Kış ayları yağışlı ama sahil yolu açık.
Sahilden tepeye 6.5 dakika. Sefer saatleri mevsime göre değişir; yaz aylarında 22:00'a kadar, kışın 20:00 civarına kadar açık. Rüzgarlı havada hizmet durabilir.
1932'de Atatürk'e bağışlanmış beyaz villa; bahçesinden Karadeniz panoraması, içeride dönem eşyaları. Pazartesi kapalı; diğer günler ücretsiz ya da düşük ücretli giriş.
Bulancak Giresun'un en kalabalık sahil ilçesi — meydan, iskele, çay bahçeleri. Piraziz daha sessiz; küçük bir sahil molası, balık ekmek, kıyıda 10-20 dakika dinlenme. İkisi de büyük tarihi yapı barındırmıyor; tempo ve kıyı için durulur.
Var. D010 üzerinde her 10-15 km'de bir benzin istasyonu, sahil çayhaneleri, küçük lokantalar bulabilirsin. Bulancak ve Gülyalı en uygun mola noktaları.
Evet. Ordu'dan batıya devam ederek Ünye-Fatsa-Samsun (yaklaşık 180 km) veya doğuya dönerek Trabzon'a (190 km) bağlanabilirsin; Karadeniz sahil hattının en doğal devamı.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için Tatilpanosu.net Yollar

Vardık.
Vardık.
Vardık. Sabah Giresun'un kale yamacındaki eski Boztepe'den çıkmıştık, şimdi Ordu'nun teleferikle tırmandığımız modern Boztepe'sindeyiz — aynı isimli iki tepe arası bir günlük bir Karadeniz öyküsü tamamlandı. Yol boyunca denizin rengini, fındık bahçelerinin sessizliğini, Bulancak'ın çay bardaklarını, Piraziz'in kıyıya çekilmiş teknelerini, Gülyalı'da il sınırını geçişimizi paylaştık. Türkiye'nin fındığının dörtte birini yetiştiren bir kıyıda yürüdük; Lucullus'un kiraz fidanlarını gemiye yüklediği sahili, Ksenofon'un on bin paralı askeriyle ulaştığı Kotyora limanını geçtik. Şimdi tepedeki çay bahçesinde otur, ufka bak — hava açıksa Giresun'un silueti hâlâ orada, sabah çıktığın yerin işareti. Bu rotanın hediyesi de bu zaten: kısa olduğu için her metrekaresini hatırlayacaksın. Sağlıkla, iyi yollar.
Yolculuğa Devam Et
İlgili Yazılar

Giresun Resimleri
Karadeniz’in yoğun olarak hissedebileceğiniz ender şehirlerden olan Giresun’a ait en güzel resimleri derlemeye çalıştık. Geçen zaman sürecinde paylaştığımız Trabzon fotoğrafları konusundan sonra 2. Karadeniz fotoğraf albümüzüde Giresun konusuyla paylaşmış oluyoruz. İleri dönemlerde Karadeniz turundan sonra Karadeniz şehirleri hakkında detaylı tatil rehberi yazılarını, diğer şehirlerde yazdığımız şekilde yazmayı düşünüyoruz. Şimdi yazının devamında en güzel Giresin resimlerine […]

Türkiye’nin Gizli 10 Cennet Köşesi
Şüphesiz ki ülkemizin gezilecek ve görülecek yerleri bir hayli fazla. Bu liste daha da artırılabilir fakat biz daha çok ziyaretçilerden ve deneyimlerden yola çıkarak en popüler 10 yeri seçtik ve değerlendirdik. 1- Akyaka, Muğla Muğla ili sınırları içerisindeki Akyaka, Muğla’nın diğer ilçelerini şirinliği ve sadeliği bakımından açık ara geçmiş durumda. Muğla’nın Ula ilçesine bağlı, şirin […]

Tatil Wallpaper – Tatil Duvar Kağıtları
Tatil duvar kağıtları ile ilgili bir eksiklik olduğunu farketmemizle kolları sıvamamız bir oldu. Sizler için tatil yerleri hakkında derlenen en güzel wallpaperları derlemeye çalıştık. Bu duvar kağıtlarını ögzürce kullanabilir ve bilgisayarınıza arzuladığınız o havayı katabilirsiniz. Yapmanız gereken aşağıdaki wallpaperlara tıklayıp tam haliyle açılmasını sağlamak ardından. Açılan fotoğrafa sağ tuşlayıp “Duvar Kağıtı Yap” yazısına tıklamanızdır. Tebrikler […]

Gül DİNÇ
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilPanosu — 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi


