
Giresun → Samsun
Amazonların efsanevi Aretias adasından çıkıp 220 kilometre boyunca Karadeniz sahilini takip ederek Atatürk'ün Bandırma vapurundan indiği Samsun'a varıyoruz. Ordu Boztepe'sini, Fatsa ve Ünye sahillerini, antik Themiscyra rivayetinin geçtiği Terme'yi ve sonunda 19 Mayıs'ın doğduğu şehri tek bir hikaye olarak okuyacağız.

Hoş geldin. Ben Gül Dinç, bugün seninle Karadeniz'in en hikayeli sahil rotalarından birine çıkıyoruz. Önümüzde 220 kilometre var ve seni iki gün boyunca sadece denizin kenarında değil, iki bin yıllık bir öykünün içinde dolaştıracağım. Sabah Giresun'da başlıyoruz; ufukta gördüğün küçük ada Amazonların Aretias'ı, antik mitolojinin doğu Karadeniz'deki başlangıcı. Ondan sonra Ordu'nun Boztepe'sine, Fatsa ve Ünye'nin sahillerine uğrayıp Terme'ye varacağız — efsaneye göre Amazonların başkenti Themiscyra tam burada bir yerlerdeydi, tarih boyunca Karadeniz'in en güçlü kadın savaşçı topluluğu bu kıyıda yaşamış. Sonra Samsun'a iniyoruz; ve burada hikaye birden modern Türkiye'ye dönüyor — 19 Mayıs 1919, Bandırma Vapuru, Atatürk'ün ayak bastığı liman. Tatilpanosu için bu rotayı sana özellikle hazırladım çünkü bence bu yol bir sahil rotasından çok daha fazlası — bagajını topla, kemerini bağla, çıkıyoruz.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Giresun → Samsun Yolculuk Hazırlığı
Hazırlık
Bavul
Araç
Belgeler
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.

Yola Giresun'dan başlıyoruz; ama bu rotada başlangıcımız sıradan bir şehir merkezi değil, bir efsanenin kıyısı. Aracını Atapark çevresine bırak, sahile yürü, gözünü ufka çevir — orada küçük, sessiz bir kara parçası göreceksin: Giresun Adası. Türkiye'nin Doğu Karadeniz'deki tek yerleşik adası, ve antik Yunan kaynaklarında Amazonların Aretias'ı diye geçiyor. Apollonios Rhodios'un *Argonautika destanında Iason ve Argonotlar Kolhis'e giderken bu adaya uğramış, Areios (Ares) tapınağında konaklamışlar. Bugün ada'nın etrafında her 20 Mayıs Aksu Festivali'nde balıkçı tekneleri üç tur dönüyor — binlerce yıl önceki bir bereket ritüeli, bugün hâlâ aynı sahilde tekrar ediyor. Bu rotanın önemli bir özelliği şu: Amazon mitolojisi sadece burada başlamıyor, yolun ortasında Terme'de onların efsanevi başkenti Themiscyra ile devam edecek. Yani sabah Aretias'ı görüyorsun, akşam Themiscyra'da olacaksın; ben her bu rotayı yaptığımda aynı şeyi düşünürüm — bir Karadeniz turistinin değil, bir Amazon takipçisinin yolculuğu* bu. Atapark'tan bir avuç asitli fındık al, deponu doldur, hazırsın.
Sana en içten tavsiyem şu: saat 09:00 civarı Giresun'dan çıkmaya çalış — sahil yolu sabah trafiği yatışmış olur, Ordu'ya öğleye doğru sakin varırsın. Atapark'a aracını bırakıp ada manzarası için on dakika sahile yürü, Giresun Kalesi'ne çıkmak istersen üst tarafta Şehit Eyüp Han Sokağı'na bırak; kale yolu dik ama on beş dakikalık tırmanış değer. Adanın hikayesini bilmek bu rotanın geri kalanını başka türlü okutuyor, mutlaka sahilden bir bakış at.
Giresun'un antik adı Kerasus, kiraz kelimesinin etimolojik kökenidir. MÖ 65'te Romalı general Lucullus Pontus seferinden dönerken kiraz fidanlarını ilk kez bu sahilden İtalya'ya götürmüş; Latince cerasus, Eski Fransızca cerise, İngilizce cherry, Türkçe kiraz — hepsi bu kıyının armağanı.
- ›Atapark çevresinde ücretsiz otopark + fındık satıcıları
- ›Aksu Festivali 20 Mayıs — denk gelirse balıkçı teknesi turu
- ›Yola çıkmadan tam depo — Karadeniz sahili istasyon yeterli ama ucuz değil
Burada Önerdiklerimiz
Giresun Adası
Türkiye'nin Doğu Karadeniz'deki tek yerleşik adası; Amazonların Aretias'ı.
Giresun Kalesi
Pontus, Bizans ve Osmanlı katmanlı kale; şehrin en yüksek panoraması.
Atapark
Giresun limanına bakan deniz kıyısı parkı; ada manzarası için ideal nokta.
Zeytinlik Mahallesi
Geleneksel Giresun ahşap evlerinin korunduğu tarihi mahalle.
Giresun'dan çıkışta D010'a giriyoruz; deniz hep solunda, fındık bahçeleri hep sağında olacak. Ordu'ya elli kilometre, yaklaşık bir saatlik sakin bir geçiş; Bulancak ve Piraziz sırayla geçecek, sonra il sınırını aşıp Gülyalı'da Ordu'ya ayak basacaksın. Karadeniz sahili bu hatta dingin akıyor; sollama şeritleri sınırlı ama trafik genelde rahat. Ufukta Ordu Boztepesi'nin teleferik istasyonu silüet vermeye başladığında ana yolu takip et, merkez sapağını kaçırma.

Ordu'ya girer girmez bir an dur, çünkü ayağını bastığın bu liman tarihte iki bin yıllık bir an taşıyor. Antik adı Kotyora, MÖ 8. yüzyılda Miletos'tan gelen Yunan kolonistler kurmuş; ama buranın asıl unutulmaz anı MÖ 401'de yaşanmış. Ksenofon komutasındaki on bin Yunan paralı askeri, Pontus dağlarını aşıp aylarca yürüdükten sonra tam burada denize ulaşmış; Anabasis eserinde Kotyora'yı kurtarıcı liman olarak yazmış. Sen şu an o limanın kıyısındasın, üstelik tek bir günde Giresun Adası'nın Amazon hikayesinden Kotyora'nın Yunan paralı askerlerine geçmiş oldun. Modern Ordu'nun ikonu Boztepe; 2012'de açılan teleferik seni sahilden tepeye 6.5 dakikada çıkarıyor, ben her geldiğimde teleferik biletini önceden alıp yukarıda en az bir saat geçiririm. Tepedeki gözlem terasından deniz, şehir ve hava açıksa Giresun'un silueti — sabah çıktığın yerin işareti — hâlâ görünür. Aşağı indiğinde bir saat de Atatürk Köşkü'ne ayır, 1932'de Atatürk'e bağışlanmış küçük beyaz bir villa, bahçesinden Karadeniz panoraması; içeride 1930'ların Türkiye'sinden eşyalar seni bekliyor.
Tavsiyem: Boztepe teleferiğine öğle saatlerinde bin, kalabalık öğleden sonra artıyor. Tepede yemek yiyebilirsin ama akşam günbatımı için zaman bırak — ya da plan değiştir, akşam Boztepe'ye gel, gün batımını yukarıdan izle, sonra şehre in. Atatürk Köşkü pazartesi kapalı; haftaiçi öğleden sonra daha sakin oluyor.
Ksenofon'un Anabasis (Yukarı Çıkış) eseri, MÖ 401-399 arasında Pers İmparatorluğu'nun içinden geçen on bin Yunan paralı askerinin geri dönüş yolculuğunu anlatır. Pontus dağlarını aşıp Karadeniz'i ilk gördüklerinde haykırdıkları "Thalatta! Thalatta!" (Deniz! Deniz!) çığlığı tarihin en ünlü anlarından biridir; bu çığlık tam olarak Ordu (Kotyora) yakınlarındaki Zigana Geçidi inişinde atılmıştır.
- ›Boztepe teleferik son sefer mevsime göre değişir (yaz 22:00, kış 20:00)
- ›Atatürk Köşkü pazartesi kapalı
- ›Ordu sahil promenadı bisikletle de gezilebilir
- ›Akşam Boztepe günbatımı için yarım saat önceden çık
Burada Önerdiklerimiz
Boztepe Teleferik
2012 yılında açılan modern teleferik; sahilden tepeye 6.5 dakikada çıkıyor.
Ordu Atatürk Köşkü
1932'de Atatürk'e bağışlanmış beyaz villa; Karadeniz panoramalı bahçe.
Taşbaşı Kilisesi (Müze)
19. yüzyıl Rum Ortodoks kilisesinden müzeye çevrilmiş yapı.
Paşaoğlu Konağı (Etnografya Müzesi)
19. yüzyıl Karadeniz ahşap konağı; etnografya koleksiyonu.
Ordu Sahil Promenadı
Karadeniz boyunca uzanan modern sahil parkı; bisiklet yolu.
Ordu'da ne kadar kalalım?
İki günlük rotanın ilk günündesin, akşam Ünye'de konaklama planın var. Ordu'da Boztepe + Atatürk Köşkü + sahil yürüyüşü için tam yarım gün gerekir; ama Fatsa ve Ünye'ye akşam ışığında varmak istiyorsan kısa kesmen lazım.
Ordu'dan çıkışta yola yine D010'a dönüyorsun; Fatsa elli kilometre uzakta, yaklaşık bir saatlik bir geçiş. Yol boyunca sahil seninle, fındık bahçeleri yamaca tutunmuş; bu kez Karadeniz'in batı yönüne ilerliyorsun, dolayısıyla öğleden sonra güneş senin önünde olacak — gözlüğünü hazır tut. Persembe ilçesinin sahil parkını geçtikten sonra Fatsa'ya yaklaşırken yamaçlar dikleşiyor, ufukta Cıngırt Kayalığı denen küçük bir burnu göreceksin; oradan biraz sonra Fatsa'ya iniş başlıyor.

Fatsa'ya girer girmez göreceksin: ilçe sahil boyunca uzun ve geniş bir promenadla uzanıyor, Karadeniz'in en derli toplu kıyı düzenlerinden biri. Aracını meydan çevresine bırak, kıyıya in; sahil parkında bir oturma molası ver. Burada gözüne çarpacak ilk şey eski su değirmeni — sahile yakın bir yapı, restore edilmiş, görsel olarak fotoğraf kıymetli. Hemen yanında Sahil Camii var; denizin sesini duyabileceğin bir cami, Karadeniz'in az sayıdaki kıyı camilerinden. Fatsa Karadeniz tarihinde siyasi mücadelelerle de anılan bir yer; 1980 öncesi dönemde yerel halkın katılımıyla kurulan dayanışma örgütleri, Türkiye'nin sosyo-politik tarihinin renkli sayfalarından birini oluşturmuş. Bugün şehir bu hikayelerin üzerinden geçti, ama yerel halkla konuştuğunda eski büyük amcalardan hâlâ duyabilirsin. Ben her geldiğimde sahil kafelerinden birinde otururum, balıkçı teknelerinin gidişini izlerim, çay içerim — bu rotanın orta noktası, biraz dinlenmek için ideal. Saat denk gelirse balık ekmek alabilirsin, paketleyip Ünye'ye götürebilirsin; ama buradan ayrılmadan önce Cıngırt Kayalığı denen sahil burnuna doğru bir gözlem at, hava açıksa fotoğrafı için kıymetli.
Tavsiyem: Fatsa'da uzun mola verme — bir saat yeter, çünkü Ünye seni daha derin bir mola noktası olarak bekliyor. Aracı meydan otoparkına bırak; sahil promenadı yürüyerek dolaşılır. Su değirmeni + Sahil Camii kombinasyonu otuz dakika, kalan otuz dakikayı bir çayhanede otururken geçir.
- ›Sahil promenadında yürüyüş için kaymaz ayakkabı
- ›Su değirmeni fotoğraf için kıymetli — sabah ışığı en iyi
- ›Meydan otoparkı ücretsiz, hafta sonu dolu olur
- ›Cıngırt Kayalığı manzara için sahil çıkışında durabilirsin
Burada Önerdiklerimiz
Fatsa Sahil Promenadı
Karadeniz'in en geniş sahil parklarından; su değirmeni ve Sahil Camii ile birlikte.
Fatsa Sahil Camii
Karadeniz'in az sayıdaki kıyı camilerinden — denizin hemen kenarında.
Su Değirmeni (Restore)
Restore edilmiş geleneksel su değirmeni; sahil parkında.
Cıngırt Kayalığı
Fatsa çıkışındaki sahil burnu; manzara fotoğrafı için ideal nokta.
Fatsa'dan Ünye'ye sadece yirmi beş kilometre, yarım saatlik bir geçiş. Bu parça boyunca sahil yolu daralır, yamaçlar dikleşir; sağında uçurum benzeri kayalıklar, solunda Karadeniz uzanır. Ünye'ye yaklaşırken ufukta tepede bir kale silueti göreceksin — Ünye Kalesi, sahile bakan dik bir yamaca kurulmuş Bizans dönemi savunma noktası. Şehir merkezine girmeden önce kale çıkışını işaretle, dilersen sabah Ünye sabahı için ona ayır.
Ünye seni karşılarken iki ana ekseni var: uzun sahil hattı ve dağ yamacındaki Bizans kalesi. Önce sahile in; Karadeniz'in en sevilen yazlık ilçelerinden biri, çünkü kıyı uzun, yumuşak, plajları yürünebilir ve ilçe boyunca sahil promenadı kesintisiz uzanıyor. Aracını sahil yolundaki belediye otoparkına bırak, bir bardak çayla denizin kenarında otur — bu rotanın gece konaklamasını burada vermeni öneriyorum, çünkü Ünye akşam ışığında başka bir yerdir. Ünye Kalesi'ne çıkmak için sabah ya da akşam erken saatleri tercih et; şehir merkezinin güneydoğusunda dik bir yamaca kurulmuş, Bizans dönemine atfediliyor, ama yapı katmanları daha eski Pontus dönemine kadar gidiyor olabilir. Tepeye çıkış patika ile yaklaşık yarım saat; tepedeki manzara senin emeğine değiyor — denize doğru uzayan bütün Ünye sahili ayağının altında. Eğer akşam günbatımına denk getirirsen güneşin denize batışını buradan izleyebilirsin, Karadeniz'in az sayıdaki batı bakışı olan kıyılarından. Akşam yemeği için ilçe merkezindeki yöresel lokantalardan birinde Karadeniz hamsisi mevsimine denk gelirsen tat — ekim-mart arası hamsi günü, taze pilavla servis ediliyor.
Tavsiyem: Ünye'de bir gece kal. Sahile yakın küçük pansiyonlar mevcut, fiyat açısından da makul; akşam sahilde yürüyüş, sabah Ünye Kalesi tırmanışı sırasıyla yapılırsa rotanın bu ortası tam dolar. Kaleye çıkışta ayakkabı önemli — patika dik ve toprak, yağmur sonrası kaygan. Ünye'den ayrılmadan önce Ünye Müzesi'ne (eski Çakırtepe Konağı) on dakika ayır, küçük ama bölge tarihi için iyi bir özet.
Ünye, antik Yunan kaynaklarında Oinoe ve Oeneon adlarıyla geçer; Pontus krallığı döneminde önemli bir liman, sonra Bizans piskoposluğu olmuş. Ünye Kalesi Bizans dönemine atfedilse de daha eski Pontus dönemi katmanlar barındırıyor olabilir; kale Trabzon Rum İmparatorluğu döneminde de kullanılmış, 15. yüzyıl Osmanlı fethi sonrası işlevini kaybetmiştir.
- ›Ünye Kalesi tırmanışı 30 dk dik patika — kaymaz ayakkabı
- ›Sahil promenadı uzun, akşam yürüyüşü için ideal
- ›Yöresel hamsi mevsimi ekim-mart
- ›Sahil yakını pansiyonlar makul fiyatlı
- ›Ünye Müzesi (Çakırtepe Konağı) küçük ama değerli
Burada Önerdiklerimiz
Ünye Kalesi
Şehrin güneydoğusunda dik yamaca kurulmuş Bizans kalesi; sahil panoraması.
Ünye Sahil Promenadı
İlçe boyunca kesintisiz uzanan sahil parkı; çayhaneler ve bisiklet yolu.
Ünye Müzesi (Çakırtepe Konağı)
19. yüzyıl Karadeniz konağında bölge tarihi sergisi.
Asarkale (eski Pontus kalesi)
Ünye yakınındaki daha küçük antik Pontus kale kalıntısı.
Ünye'den Terme'ye doğru yaklaşık elli kilometre, bir saatlik bir geçiş. Bu parça boyunca sahil yolu yine D010'da seni batıya taşıyor; Yeşilırmak deltasının doğu kıyısına yaklaşıyorsun. Yamaçlar burada alçalır, sahil genişler, ortam tarımsal arazilere döner — fındık yerine artık sebze tarlaları ve tütün arazileri görmeye başlarsın. Terme'ye yaklaştığında Yeşilırmak suyu denize döküldüğü yerde bambaşka bir manzara açıyor; nehrin tatlı suyu Karadeniz'in tuzlu mavisine karışıyor.
Terme'ye girer girmez bir an dur, çünkü buranın hikayesi seni biraz şaşırtacak. Antik Yunan kaynaklarında Strabon, Apollonios Rhodios ve Plutarkhos, Amazonların efsanevi başkenti Themiscyra'nın tam bu bölgede, Thermodon Çayı (bugünkü Terme Çayı) kıyısında olduğunu yazmışlar. Yani sabah Giresun'da Amazonların Aretias adasını gördün, akşam onların başkentinin rivayetli yerindesin — bu rotanın kapalı bir mitolojik döngüsü burada tamamlanıyor. Tarihsel olarak Themiscyra'nın kesin yeri saptanmadı, arkeolojik kanıtlar tartışmalı; ama antik kaynakların bu kıyıya işaret etmesi, ve Terme isminin Thermodon'dan geldiği fikri bugün hâlâ kabul görüyor. Bunun yanında Terme'nin asıl bugünkü güzelliği Yeşilırmak deltası — Karadeniz'in en geniş tatlı su delta sistemlerinden biri, kuş gözlemciliği için Türkiye'nin önemli noktalarından. Aracını ilçe merkezine bırakıp deltaya doğru on beş dakikalık bir araba gezisi yap; sulak alanın ortasındaki gözlem kuleleri pelikan, leylek ve karabataklar için ideal. Ben her geldiğimde aynı şeyi söylerim: Terme tarih olarak rivayet, doğa olarak gerçek.
Tavsiyem: Terme'de uzun mola verme — bir saat yeter, çünkü Samsun yakın ve günün asıl finali orası. Ama Yeşilırmak deltasına on beş dakikalık sapağı kaçırma, kuş gözlem kuleleri sahil hattının dışında ama yakın. Themiscyra hikayesi için ilçede bir tabela veya müze yok; bu bilgiyi senin getirmen lazım, ki bu rotada zaten götürüyorsun.
Antik Yunan coğrafyacısı Strabon Coğrafya eserinde Amazonların başkenti Themiscyra'yı Thermodon Çayı kıyısında konumlandırır; Apollonios Rhodios Argonautika'da, Plutarkhos Pompey biyografisinde aynı bölgeden bahseder. Bugünkü Terme Çayı'nın antik adı Thermodon'dur ve isim ilçeye geçmiştir. Themiscyra'nın kesin arkeolojik konumu hâlâ tartışmalı; bazı araştırmacılar Terme ovasında, bazıları daha doğuda Charşamba ovasında konumlandırır.
- ›Yeşilırmak deltası sapağı sahil yolundan 15 dk içeride
- ›Kuş gözlem kuleleri sabah ve akşam saatlerinde aktif
- ›Themiscyra için tabela yok — hikayeyi yanında götür
- ›Terme merkezinde küçük lokantalarda yöresel pide imkanı
Burada Önerdiklerimiz
Yeşilırmak Deltası Kuş Gözlem Alanı
Karadeniz'in en geniş tatlı su deltalarından; pelikan, leylek, karabatak için Türkiye'nin önemli noktası.
Terme Çayı (Antik Thermodon)
Antik adı Thermodon olan tarihsel nehir; Amazon mitolojisinin geçtiği coğrafya.
Terme Cumhuriyet Meydanı
İlçe merkezinin sosyal kalbi; çayhaneler ve buluşma noktası.
Terme'den Samsun'a son kırk beş kilometre, bir saatlik bir geçiş. Bu parça boyunca sahil yolu Yeşilırmak deltasının batı kıyısını izliyor, sonra Samsun banliyösüne doğru genişliyor; trafik yoğunlaşmaya başlıyor, çünkü Samsun Karadeniz'in en kalabalık şehri. Atakum sahil hattını izleyerek merkez sapağına gir; 19 Mayıs Atatürk Anıtı ve Bandırma Vapuru Müzesi ana yolu takip ettiğinde tabela ile yönlendirilecek. Şehir trafiği yoğunsa sahil yolu daha rahat, iç sokaklara dalma.
Samsun banliyösüne girerken sabah-akşam saatleri trafik yoğun olur.

Vardık. Sabah Giresun'da Amazonların Aretias'ı ile başlamıştık, ortada Terme'de Themiscyra rivayetinden geçtik, şimdi rotanın nihai noktasındayız: Samsun, 19 Mayıs 1919, Bandırma Vapuru. Mustafa Kemal Atatürk ve elli iki yol arkadaşı, Samsun Limanı'na 19 Mayıs 1919 sabahı küçük bir vapurla yanaştı; bu yapıt Bandırma Vapuru'ydu. Tarih burada birden döndü — o sabah Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşı atıldı, ulusal mücadele başladı. Aracını Bandırma Vapuru Müzesi'nin önündeki otoparka bırak; vapurun birebir replikası bugün denize bakan bir parkın üstünde sergileniyor, içeri girip güverteyi gezebiliyorsun. 19 Mayıs Atatürk Anıtı hemen yakın — atın üstünde, kollarını ileri uzatmış, bakışı kıyıdan ufka. Bu rotanın iki bin yıllık mitolojik açılışı, modern Türkiye'nin doğum sahnesinde kapanıyor; bu tek bir günde mümkün olan en hikayeli kapanışlardan biri. Bandırma Vapuru'nu gezdikten sonra sahil promenadında Atakum yönüne doğru yürü; Karadeniz'in en uzun sahil parkı, akşam günbatımı için ideal. Ben rotalarımda burayı her bitirdiğimde aynı şeyi düşünürüm — Samsun bir şehir değil, bir başlangıçtır; sen de bu rotanın sonunda kendi başlangıcını hissedebilirsin.
Tavsiyem: Bandırma Vapuru Müzesi'ne öğleden sonra git, sabah grupları kalabalık olabiliyor. İçeri girmek ücretsiz veya çok düşük ücretli; vapur içinde Atatürk'ün kullandığı kabin replikaları, dönem fotoğrafları görülebilir. 19 Mayıs Atatürk Anıtı yakınında — birlikte bir saat yeterli. Akşamı Atakum sahil hattında bitir, gün batımı için kıyıdaki çayhaneler ideal. Pazartesi müze kapalı olabilir, gün planlamasında dikkat et.
19 Mayıs 1919 sabahı Mustafa Kemal Paşa komutasındaki 52 kişilik askeri heyet, Bandırma adlı 282 tonluk vapurla İstanbul'dan yola çıkıp Samsun Limanı'na yanaştı. Bu olay Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinin başlangıcı kabul edilir; 19 Mayıs, Cumhuriyet'in ilk resmi bayramlarından biri olarak Gençlik ve Spor Bayramı adıyla kutlanır. Bandırma Vapuru'nun orijinali yıllar içinde söküldü; bugün Samsun'da sergilenen yapı bir birebir replikadır.
- ›Bandırma Vapuru Müzesi pazartesi kapalı olabilir — kontrol et
- ›19 Mayıs Atatürk Anıtı vapur müzesinin yakınında
- ›Atakum sahili günbatımı için Karadeniz'in en uzun batış noktalarından
- ›Şehir trafiği yoğun, sahil yolu otoparkları daha rahat
- ›Akşam Atakum çayhaneleri için sıcak hava ideal
Burada Önerdiklerimiz
Bandırma Vapuru Müzesi
19 Mayıs 1919 vapurunun birebir replikası; içeride dönem kabin ve fotoğrafları.
19 Mayıs Atatürk Anıtı
Cumhuriyet'in başlangıcına ithafen Samsun limanına bakan at üstündeki Atatürk heykeli.
Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
Bölge tarihinden Karadeniz arkeolojik bulguları ve etnografik koleksiyon.
Atakum Sahili
Karadeniz'in en uzun sahil parklarından; günbatımı için ideal.
Amisos Tepesi (Antik Amisos)
Samsun'un antik adı Amisos'un kalıntıları; Pontus krallığı dönemine tarihlenir.
İpuçları
- ✓Karadeniz'de hava değişken — yağmurluk her durakta yanında olsun
- ✓D010 sahil yolu çoğunlukla iki şeritli; sollama sınırlı, sabırlı sür
- ✓Ünye'de bir gece kal — rota bu konaklama için tasarlandı
- ✓Bandırma Vapuru ve Atatürk Köşkü pazartesi kontrol — kapalı olabilir
- ✓Sahil ilçelerinde park yeri darlığı var; merkez yerine sahil yolu otoparkı tercih
- ✓Boztepe teleferik ve Atakum sahili akşam saatleri için ayır
- ✓Themiscyra hikayesi için yanında bir paragraf hazırla; tabela yok
- ✓Karadeniz hamsi mevsimi ekim-mart — Ünye ve Samsun'da otantik tat
- ✓Yaz ortası fındık hasadı dönemi — sahil ilçelerinde kamyonet trafiği
Uyarılar
- !D010 üzerinde tek tük heyelan riskli noktalar var — yağışlı havada dikkat
- !Samsun banliyösüne girerken sabah-akşam yoğun trafik
- !Ünye Kalesi tırmanışı dik ve toprak — kaymaz ayakkabı şart
- !Sahil yolu uzun gözlü hattan ötürü farkındalık gerektirir
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. Tatilpanosu.net rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo — yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
Aretias'tan Ünye'ye — Karadeniz sahili ilk gün
- 1Sabah Giresun Adası ve Atapark, Amazonların Aretias hikayesi
- 2Ordu Boztepe teleferik ve Ksenofon'un Kotyora'sı
- 3Atatürk Köşkü öğleden sonra ziyareti
- 4Fatsa sahili ve Sahil Camii kısa molası
- 5Akşam Ünye sahil promenadı, günbatımı, hamsi mevsimi tadı
Themiscyra'dan Bandırma Vapuru'na — Samsun finali
- 1Sabah Ünye Kalesi tırmanışı ve panorama
- 2Terme Yeşilırmak deltası ve antik Themiscyra rivayeti
- 3Samsun Bandırma Vapuru Müzesi ziyareti
- 419 Mayıs Atatürk Anıtı ve liman alanı
- 5Akşam Atakum sahilinde günbatımı, çayhane molası
Giresun - Samsun hakkında
merak edilenler
D010 sahil yolundan molasız yaklaşık 4 saat; molalı 1 günlük rota olarak yorucu, 2 gün ideal.
İki gün ideal. İlk gün Giresun → Ünye (125 km, akşam sahilde günbatımı), ikinci gün Ünye → Samsun (95 km, Bandırma Vapuru ile final).
İlkbahar (mayıs-haziran) ve sonbahar (eylül-ekim) ideal — deniz mavisi en güçlü, yağmur olasılığı görece düşük. Yaz ortası nem yüksek, fındık hasadı trafiği artıyor. Hamsi mevsimi (ekim-mart) yöresel tat için bonus.
Hayır, bugün Samsun'da sergilenen Bandırma Vapuru bir birebir replikadır. Orijinal vapur yıllar içinde söküldü; replika 2003'te tamamlanıp halka açıldı. İçeri girip güverteyi gezebiliyorsun.
Antik Yunan kaynakları (Strabon, Apollonios Rhodios, Plutarkhos) Amazonların başkentini Thermodon Çayı kıyısında konumlandırır; bugünkü Terme Çayı Thermodon'un Türkçeleşmiş halidir. Arkeolojik kesin kanıt yok, ama dilbilimsel ve coğrafi karinelerle bölge bu rivayetin merkezi sayılır.
Ünye en uygun nokta — rotanın orta yarısında, sahil pansiyonları makul fiyatlı, akşam sahil hattı ve sabah kale tırmanışı bir arada yapılabilir. Alternatif Fatsa veya Ordu da kalınabilir ama gün dengesi bozulur.
Var. D010 üzerinde her 10-15 km'de bir benzin istasyonu, sahil çayhaneleri, küçük lokantalar bulabilirsin. Ordu, Fatsa, Ünye, Terme merkezleri en uygun mola noktaları.
Evet. Samsun'dan batıya devam ederek Sinop-Bartın hattına (yaklaşık 380 km) veya güneye Amasya'ya (135 km) bağlanabilirsin; Karadeniz sahil hattının doğal devamı veya iç Anadolu'ya geçiş.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için Tatilpanosu.net Yollar

Vardık.
Vardık.
Vardık. Sabah Giresun Adası'nın efsanesinde başlamıştık, akşam Bandırma Vapuru'nun güvertesindeyiz — arada 220 kilometre, 6 durak, 2 gün ve en az iki bin yıllık bir hikaye geçti. Ordu Boztepesi'nde Pontuslu Ksenofon'un Anabasis'ini, Fatsa'da Karadeniz çay bahçelerini, Ünye Kalesi'nde sahile inmiş bir savunma noktasını, Terme'de Amazonların başkenti Themiscyra rivayetini ve sonunda Samsun'da 19 Mayıs 1919'un Türkiye Cumhuriyeti'nin ayağa kalktığı limanı gördük. Şimdi Bandırma Vapuru'nun güvertesinde otur, gözünü kapat, o sabahın sisini hayal et — Atatürk ve elli iki yol arkadaşı tam buradan karaya ayak basmış, ulusal mücadele başlamıştı. Ben bu rotayı her yürüdüğümde aynı şeyi düşünürüm: Karadeniz tek bir hikaye değil, üst üste binen onlarca hikaye. Şimdi Atakum sahilinde gün batımına yetiş, akşamı kıyıdaki bir çayhanede bitir. Yeni bir yol için tekrar buluşana dek, sağlıkla.
Yolculuğa Devam Et
İlgili Yazılar

Giresun Resimleri
Karadeniz’in yoğun olarak hissedebileceğiniz ender şehirlerden olan Giresun’a ait en güzel resimleri derlemeye çalıştık. Geçen zaman sürecinde paylaştığımız Trabzon fotoğrafları konusundan sonra 2. Karadeniz fotoğraf albümüzüde Giresun konusuyla paylaşmış oluyoruz. İleri dönemlerde Karadeniz turundan sonra Karadeniz şehirleri hakkında detaylı tatil rehberi yazılarını, diğer şehirlerde yazdığımız şekilde yazmayı düşünüyoruz. Şimdi yazının devamında en güzel Giresin resimlerine […]

Türkiye’nin Gizli 10 Cennet Köşesi
Şüphesiz ki ülkemizin gezilecek ve görülecek yerleri bir hayli fazla. Bu liste daha da artırılabilir fakat biz daha çok ziyaretçilerden ve deneyimlerden yola çıkarak en popüler 10 yeri seçtik ve değerlendirdik. 1- Akyaka, Muğla Muğla ili sınırları içerisindeki Akyaka, Muğla’nın diğer ilçelerini şirinliği ve sadeliği bakımından açık ara geçmiş durumda. Muğla’nın Ula ilçesine bağlı, şirin […]

Tatil Wallpaper – Tatil Duvar Kağıtları
Tatil duvar kağıtları ile ilgili bir eksiklik olduğunu farketmemizle kolları sıvamamız bir oldu. Sizler için tatil yerleri hakkında derlenen en güzel wallpaperları derlemeye çalıştık. Bu duvar kağıtlarını ögzürce kullanabilir ve bilgisayarınıza arzuladığınız o havayı katabilirsiniz. Yapmanız gereken aşağıdaki wallpaperlara tıklayıp tam haliyle açılmasını sağlamak ardından. Açılan fotoğrafa sağ tuşlayıp “Duvar Kağıtı Yap” yazısına tıklamanızdır. Tebrikler […]

Gül DİNÇ
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilPanosu — 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi


