
Gümüşhane → Trabzon
Gümüş madenlerinin şehrinden Karadeniz Ayasofyası'na 110 kilometre — Harşit vadisinin ardından kayalıkta dramatik bir kalenin etrafından dolanıp Zigana Geçidi'nin 2.030 metresinden Karadeniz'e iniş, ardından Sümela Manastırı'nın bulutlu yamacı ve Trabzon'un imparatorluk kilisesi.

Hoş geldin. Ben Gül Dinç, bugün seni Türkiye'nin en dramatik dağ rotalarından birine çıkarıyorum. Gümüşhane'den Trabzon'a sadece 110 kilometre var ama bu mesafede hem coğrafya hem iklim adeta üç kez değişecek; 1.150 metre rakımdaki bir gümüş madenleri şehrinden çıkıp Zigana Geçidi'nin 2.030 metresine tırmanacak, oradan da bulutların içinden Karadeniz'in yağmurlu, yeşil iniş yamacına süzüleceğiz. Yol boyunca seni bekleyenler küçük değil — kayalıkta öyle dramatik bir kalenin etrafından döneceğiz ki, fotoğrafına bakanlar bir an Loire vadisinde sanacak; ardından Sümela Manastırı'nın yamacında durup MS 4. yüzyıldan kalma o kayaya kazınmış manastırı uzaktan göreceğiz. Tatilpanosu için bu yolu sana özellikle hazırladım çünkü inan bana, iki saat sonra varacağın yer şu an bulunduğun yerle aynı ülke gibi gelmeyecek. Bagajını kontrol et, depoyu doldurmuştum diye umuyorum, çıkıyoruz.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Gümüşhane → Trabzon Yolculuk Hazırlığı
Hazırlık
Bavul
Araç
Belgeler
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.

Yola Gümüşhane'nin Harşit Çayı kıyısından çıkıyoruz — şehri tanımak istersen önce ismine bak; gümüş artı hane, yani gümüşün yuvası. Bizanslılar bu dağlardaki damarları işletmiş, Trabzon Rum İmparatorluğu sürdürmüş, Osmanlı 17. yüzyıla kadar burada gümüş para basmış. 19. yüzyılda ise eğitim almış Rumlar şehre Yunanca Argyropolis — gümüş şehir — adını vermişler; Wikipedia'da hâlâ bu adla bahsedilir. Bugün maden gücü çekildi ama vadi aynı, rakım hâlâ 1.150 metre, ve şehir Harşit boyunca yaklaşık on iki kilometre uzanıyor. Aracını merkeze bırak, Süleymaniye Mahallesi'ne doğru biraz yokuş yukarı yürü; mahalle eski şehrin kalbi, taş evler yamaca tutunmuş, içlerinden bir kısmı terk edilmiş, bir kısmı hâlâ ailelerin oturduğu yaşayan yapılar. Bu mahallede yürürken ayağının altındaki taş kaldırımın iki yüz yıl önce nasıl kurulduğunu hayal etmeye çalış — madenden çıkan gümüşü taşıyan katırlar bu sokaklarda dururlardı. Şehri tanıdıktan sonra deponu doldur, fotoğrafını çek, çünkü bugün tırmanacağımız Zigana Geçidi seni denizden iki bin metre yukarı çıkaracak ve oradan iniş hiç de basit olmayacak.
Sana en içten tavsiyem şu: Gümüşhane'den çıkmadan önce mutlaka deponu doldur — Zigana Geçidi öncesi son rahat istasyon burada, dağda fiyat hem yüksek hem de istasyon seyrek. Süleymaniye Mahallesi için aracı merkeze bırakıp yürüyerek çık, sokaklar dar ve dik, ama on dakikalık tırmanış zaten ısınma niteliğinde olur. Saat 09:00 sularında çıkmak ideal; Zigana'ya öğleden önce varırsın, manzara için en parlak saatler.
Gümüşhane'nin gümüş madenleri tarihte üç farklı para birimini doğurmuş — Bizans solidusu, Trabzon Rum İmparatorluğu aspersi, Osmanlı akçesi. Şehir yüzlerce yıl boyunca Karadeniz'in en önemli darphane merkezlerinden biriydi; 17. yüzyılda üretim doruğa ulaşmış, sonra damarların tükenmesi ve modern ticaret yollarının değişmesiyle yavaş yavaş söndürülmüştür.
- ›Zigana öncesi son rahat benzin istasyonu burada — depoyu doldur
- ›Süleymaniye Mahallesi yürüyüşü için kaymaz tabanlı ayakkabı şart
- ›Gümüşhane pestili meşhur — yola tatlı atıştırmalık olarak al
Burada Önerdiklerimiz
Süleymaniye Mahallesi (Eski Gümüşhane)
Eski şehrin yamaca tutunmuş tarihi mahallesi; taş evler ve dar sokaklar.
Gümüşhane Kalesi
Şehrin yukarısındaki Bizans dönemi kalesi; gümüş madenlerini koruyan savunma noktası.
Harşit Çayı Yürüyüş Yolu
Şehri ortadan ikiye bölen Harşit Çayı boyunca uzanan halka açık yürüyüş yolu.
Cumhuriyet Meydanı
Şehir merkezinin sosyal kalbi; çay bahçeleri ve buluşma noktası.
Gümüşhane'den çıkar çıkmaz Karadeniz Sahil Otoyolu'na değil, dağ rotasına dönüyoruz; D885 seni Harşit vadisi boyunca kuzeye, Torul'a doğru taşıyacak. Otuz kilometre, yarım saatlik bir tırmanış değil iniş — Gümüşhane zaten yüksekte, Torul biraz daha alçakta, ama ikisinin arasındaki vadi öyle dar ve dramatik ki yol kıvrılır kıvrılır kayalık duvarların arasından geçer. Sağında uçurum, solunda Harşit Çayı; gözünü direksiyondan ayırma ama ara ara yamaçtaki köy evlerine bak, çatılarda hâlâ taş yığma örneği var.
D885 üzerinde virajlar sık ve dar — özellikle ilk yarım saat dikkatli sür, kamyon trafiği olabilir.

Torul'a girdiğin an gözünü yukarı çevir, çünkü buraya geldiğine dair gerçek hediyeyi hemen göreceksin: Torul Kalesi. Vadinin tam ortasındaki dik bir kayalığın üstüne oturmuş, üç tarafı uçurum; yamacına bakanlar bir an bu nasıl yapılmış diye sorar — cevabı Bizans ve sonra Trabzon Rum İmparatorluğu dönemleri, kale madenleri ve vadi geçişini kontrol etmek için inşa edilmiş. Aracını aşağıya bırakıp tırmanmaya başla; patika dik ve dar, on beş dakikalık kalbi hızlandıran bir yürüyüş ama tepedeki manzara seni doğrulayacak — Harşit vadisi tam ayağının altında, karşı yamaçta küçük köyler, ufukta bulutlar. Ben bu rotayı her yürüdüğümde Torul Kalesi'nde en az yarım saat geçiririm; çünkü kale aslında pek görkemli değil, ama konumu öyle akıllıca seçilmiş ki her şeye hâkim. Aşağı indiğinde yorulduysan bile bir bonusumuz daha var: aynı bölgedeki Karaca Mağarası, Türkiye'nin en güzel sarkıt-dikit mağaralarından biri. Buraya da bir uğramak istersen ekle — kale + mağara birlikte yaklaşık iki saat alır, ama o iki saat Torul'u sıradan bir geçiş kasabasından çıkarıp asıl bir durağa dönüştürür.
Tavsiyem: Torul Kalesi'ne sadece kaymaz tabanlı ayakkabıyla tırman; patika dar ve taşlık, yağmur sonrası kaygan. Kale girişinde tabela yok, izahat yok — bu da onun otantik yanı sayılır, manzara izahatı zaten gereksiz kılıyor. Karaca Mağarası ziyareti için yanına ince bir mont al, içeride sıcaklık yıl boyu 8 derece civarında; rehberli turlar her tam saat başı kalkıyor, son turu kaçırma.
Torul Kalesi'nin yapım tarihi tam olarak bilinmiyor, ama büyük ölçüde Bizans dönemine atfediliyor; Trabzon Rum İmparatorluğu (1204–1461) zamanında genişletilip madencilik yollarını kontrol eden kilit bir karakola dönüştürülmüş. Kalenin asıl önemi mimarisinden değil, stratejik konumundan geliyor — Harşit vadisinden geçen tüm kervanları ve maden konvoylarını yukarıdan görebiliyorsun.
- ›Kaleye tırmanış 15 dk dik patika — kaymaz ayakkabı şart
- ›Karaca Mağarası içi 8°C — ince mont yanına al
- ›Karaca Mağarası rehberli tur saat başı kalkar — son turu kaçırma
- ›Torul merkezde küçük lokantalarda yöresel kuymak (mıhlama) imkanı
Burada Önerdiklerimiz
Torul Kalesi
Vadinin ortasındaki dik kayalık üstüne kurulu Bizans-Komnenos kalesi; üç tarafı uçurum.
Karaca Mağarası
Türkiye'nin en güzel sarkıt-dikit mağaralarından; Torul'a 17 km, rehberli ziyaret zorunlu.
Torul Camii Eski
İlçe merkezindeki tarihi cami; Karadeniz dağ köyü mimarisinden izler.
Harşit Vadisi Manzara Noktası
Vadinin ortasından panoramik fotoğraf noktası; kale ve nehir aynı karede.
Karaca Mağarası'na sapacak mısın?
Karaca Mağarası Torul'dan 17 km batıda, Cebeli köyü yakınında; Türkiye'nin en güzel sarkıt mağaralarından biri ama saatlik bir detour. Kale + mağara kombinasyonu Torul'u günün asıl durağı yapar, ama Zigana ve Sümela için günün geri kalanını sıkıştırır.
Torul'dan ayrılır ayrılmaz yol gerçekten tırmanmaya başlıyor — yirmi beş kilometre boyunca viraj viraj yukarıya çıkacaksın, ve her viraj sana biraz daha açık bir manzara verecek. Önce Harşit vadisi gerinde küçülür, sonra çam ormanları başlar, sonra ormanlar seyrelir ve yamaçlar yaylalara döner; bulutlar bir noktada artık başının üstünde değil, gözünün hizasında. İşte tam o anda Zigana Geçidi'ne yaklaştığını anlarsın. Yol boyunca pek istasyon yok, ama Torul çıkışında bir-iki kuymak lokantası seni karşılar.
Tırmanış boyunca virajlar dar; özellikle yağmur veya sis varsa hız sınırını altına in.

Zigana Geçidi'nin tepe noktasına vardığında ilk yapacağın şey kontak kapatmak ve aşağıya bakmak; çünkü buraya 2.030 metre rakım pahasına çıktın ve şu an gözünün önünde uzanan manzara her tırmanışın hakkını veriyor. Bir tarafta İç Anadolu'nun açık, kuru yüksekliği; öbür tarafta Karadeniz'in yağmurlu, yeşil iniş yamacı. İklim tam burada değişir — eğer açık havada geldinse iki tarafın ışığı bile farklı, biri parlak diğeri puslu. Ben her geçtiğimde bir an dururum, çünkü Zigana'nın hikayesi sadece coğrafya değil — MÖ 401'de Ksenofon'un on bin Yunan paralı askeri tam bu hattı aşmış, dağdan inip Karadeniz'i ilk kez görünce 'Thalatta! Thalatta!' (Deniz! Deniz!) diye haykırmışlar; Anabasis'te yazılan o ünlü an, tam senin şu an baktığın iniş yamacında yaşandı. Aracını kenara çek, yolun karşısına geç, ufukta belli belirsiz görünen Karadeniz hattını seç — açık havada gerçekten görünür. Soğuk olabilir, mont al; ama beş dakika dur, derin nefes ver, çünkü bundan sonra rotanın kalanı hep aşağı olacak.
Tavsiyem: Zigana'da en az otuz dakika ayır. Yaz aylarında bile yukarıda hava serin olabilir, mont yanında olsun. Yamaç seyir noktasına geçerken dikkat et — yol kenarı bazen kaygan, özellikle sonbahar yapraklarıyla. Eğer yola sis çökmüşse paniğe kapılma, zirveden iniş başladıkça sis dağılıyor; önce iki kilometre yavaş sür, sonra normalleşirsin.
MÖ 401'de Ksenofon komutasındaki on bin Yunan paralı askeri Pontus dağlarını aşıp Zigana üzerinden Karadeniz'e indiklerinde, denizi gördükleri an Anabasis eserinde "Thalatta! Thalatta!" (Deniz! Deniz!) çığlığıyla anlatılmıştır. Tarih boyunca İç Anadolu'dan Karadeniz limanlarına ulaşan ana ipek yolu kollarından biri bu geçidi kullanmıştır; 2014'te açılan Zigana Tüneli modern karayolu trafiğini büyük ölçüde tünele aldıysa da eski dağ yolu hâlâ ulaşılabilir ve manzarası karşılaştırılamaz.
- ›Yaz aylarında bile yukarıda serin — mont yanına al
- ›Sis çökerse panik yapma, iniş başladıkça açılır
- ›Eski Zigana yolu manzara için, yeni tünel hız için — manzaralı ol
- ›Yol kenarı seyir noktası kaygan olabilir, dikkat
Burada Önerdiklerimiz
Zigana'dan iniş başlıyor ve birden iklim değişiyor — yol her viraj boyunca seni aşağı, daha aşağı, Karadeniz'in yeşil yamacına taşıyor. Otuz beş kilometre, kırk dakikalık bir iniş; çam ormanları sıklaşır, hava nemlenir, yağmur ihtimali artar. Maçka'ya yaklaştıkça yol Karaderesi vadisinin içinden geçmeye başlar; sağında dik kayalık, solunda akan dere, ufukta bulutlar yamaca tutunmuş. Sümela Manastırı'na giden son sapağı kaçırma — Maçka merkezini geçtikten sonra sağa, Altındere Vadisi'ne dönüyorsun.
İniş yamacında frenler ısınabilir — özellikle ağır araçlar için motor freni kullan.

Maçka'dan ayrılıp Altındere Vadisi'ne doğru sapan o son birkaç kilometre, bu rotanın belki de en sinematik anıdır. Yol vadinin içinden kıvrıla kıvrıla yukarıya çıkar, çam ormanlarının arasından, ve bir noktada karşıdaki dik kayalığa baktığında onu görürsün — Sümela Manastırı, Karadağ'ın yamacında 1.200 metre yükseklikte kayalara kazınmış, sanki bir oyuncak bebek evi gibi taşa tutunmuş. Burada bir an dur, çünkü ilk görüşün her zaman en güçlüsüdür. Manastırı Atinalı keşişler Barnabas ve Sophronius MS 386'da kurmuş; rivayete göre Meryem Ana ikonu onları bu mağaraya yönlendirmiş, ve manastır o ikon etrafında büyümüş. Bizans, Trabzon Rum İmparatorluğu, sonra Osmanlı dönemleri boyunca kesintisiz işlemiş, 1923 mübadelesinde kapatılmış. Aracını aşağıdaki otoparka bırak, yamaç merdiveninden tırmanmaya başla; tırmanış dik ve nefes kesici, yarım saatten az ama dik. Yukarıya vardığında manastırın iç avlusu, kaya kilisesi, freskleri seni karşılayacak — bazıları 15. yüzyıldan, bazıları daha eski, bazıları ne yazık ki tahrip olmuş. Tepeden aşağıya baktığında bulutlar gerçekten ayağının altında; bu yüzden ben her geldiğimde aynı şeyi söylerim — Sümela bir manastır değil, neredeyse bir hayalin yerini tutmuş.
Tavsiyem: Sümela'ya öğleden önce çıkmaya çalış; tur otobüsleri öğleden sonra yoğunlaşır, yamaç merdiveninde sıra olabiliyor. Otoparktan manastıra yürüyüş 25-30 dakika, dik ama basamaklı; yağmurda zemin kayganlaşır, kaymaz ayakkabı şart. Manastır içinde fotoğraf serbest ama flaş yasak; freskleri korumak için bu kurala dikkat. Yanına su ve hafif atıştırmalık al, yukarıda satıcı sınırlı.
Sümela Manastırı, Atinalı keşişler Barnabas ve Sophronius tarafından MS 386'da kurulduğu rivayet edilir; Aziz Luka'ya atfedilen Meryem Ana ikonunun mağarada bulunması üzerine bu noktada inşa edildiği anlatılır. Manastır Trabzon Rum İmparatorluğu döneminde imparatorluk koruması altına alınmış, Osmanlı padişahları da fermanlarla varlığını korumuştur. 1923 nüfus mübadelesi sonrası terk edilmiş, 2010'lardan itibaren restorasyon ve UNESCO geçici listesi süreçleriyle yeniden ziyarete açılmıştır.
- ›Otoparktan manastıra 25-30 dk dik yürüyüş — kaymaz ayakkabı
- ›Öğleden önce git, tur otobüsü kalabalığından kaç
- ›Manastır içinde flaş fotoğraf yasak — freskleri koru
- ›Su ve atıştırmalık yanında olsun, yukarıda satıcı sınırlı
- ›Yağmurlu havada yamaç merdiveni kaygan — eldiven faydalı
Burada Önerdiklerimiz
Sümela Manastırı
MS 4. yüzyıl Bizans manastırı; Karadağ kayalıklarına 1.200 m'de kazınmış, UNESCO geçici listesi.
Altındere Vadisi Milli Parkı
Sümela'nın bulunduğu vadi; çam ormanları, akarsu ve yürüyüş patikaları.
Maçka İlçe Merkezi
Karaderesi vadisindeki ilçe merkezi; küçük lokantalar ve yöresel mıhlama imkanı.
Sümela'dan dönüş yolunda Maçka üzerinden Trabzon'a iniyoruz; sadece yirmi beş kilometre, yarım saatlik son bir parça. Yol boyunca Karaderesi seninle birlikte aşağıya akıyor, vadi geniş ve yeşil; trafik yoğunlaşmaya başlıyor çünkü Trabzon'un banliyösüne giriyorsun. Şehre yaklaştıkça önce çay bahçeleri, sonra sıralı evler, en sonunda da limanın silueti açılıyor. Trabzon Ayasofyası'na gitmek için sahil yolundan değil iç merkez sapağından gitmen daha rahat — tabelaları takip et.
Maçka çıkışında trafik çoğalır; Trabzon banliyösüne girerken sabırlı sür.

Vardık. Sabah Gümüşhane'nin gümüş madenleri şehrinden çıkmıştık, Zigana'nın iki bin metresinden inmiştik, Sümela'nın kayalara kazınmış manastırının önünde durup nefes almıştık — şimdi Trabzon Ayasofyası'nın önündeyiz, ve bu rotanın mantıksal sonu burada. Yapı 1238–1263 arasında, Trabzon Rum İmparatorluğu döneminde I. Manuel Komnenos tarafından yaptırılmış; haç-içinde-kare planda inşa edilmiş, iç duvarlarında hâlâ 13. yüzyıldan kalma Yaratılış sahneleri ve İncil tasvirleri görülebiliyor. Osmanlı camiye dönüştürmüş, Cumhuriyet müzeye, 2013'ten sonra yeniden cami olarak ibadete açılmış — yani aynı taşlar, aynı duvarlar, dokuz yüzyılda üç farklı işlev üstlenmiş. Yapının dış güney portalındaki Yaratılış kabartması Bizans taş işçiliğinin Anadolu'daki en güçlü örneklerinden biri; gözünü ondan ayırma. Ziyaretini tamamladıktan sonra aracını al, Boztepe'ye çık; teleferik veya araba, fark etmez, akşam saatleri tepedeki kafelerden Trabzon ayağının altında uzanırken Karadeniz turuncuya boyanır. Eğer hâlâ enerjin varsa Atatürk Köşkü de Boztepe yakınında yarım saatlik bir bonus. Bu rotada bin yıllık bir hikaye yürüdün; şimdi tepedeki çay bardağıyla kendine bir tebrik ver.
Tavsiyem: Trabzon Ayasofyası cami olarak aktif — namaz vakitleri dışında ziyaret et, kadınlar başörtü hazır bulundursun, ayakkabılar dışarıda. Boztepe'ye günbatımına yarım saat kala çık; tepe kafeleri o saatte dolar, erken yetişirsen masa tutarsın. Atatürk Köşkü pazartesi kapalı, gün planlamasında dikkat et. Eğer Sümela ziyareti seni geç bıraktıysa Ayasofya'yı ertesi sabaha bırak ve doğrudan Boztepe'ye akşam günbatımı için git.
Trabzon Rum İmparatorluğu (1204–1461), İstanbul'un IV. Haçlı Seferi'nde Latinlerin eline geçmesinin ardından Komnenos hanedanından Aleksios ve David tarafından kurulmuştur. Trabzon, Konstantinopolis'in bir uzantısı olarak, Karadeniz'in en önemli ticaret limanlarından biri haline gelmiştir; Ayasofya bu dönemin imparatorluk kilisesidir. 1461'de Fatih Sultan Mehmet'in fethi ile Osmanlı egemenliğine geçmiş, 1577'de cami olarak yeniden işlevlendirilmiştir.
- ›Ayasofya cami — namaz vakitleri dışı, başörtü-ayakkabı kuralı
- ›Boztepe'ye günbatımına 30 dk kala çık
- ›Atatürk Köşkü pazartesi kapalı
- ›Akşam Meydan Parkı çay bahçeleri için ideal
- ›Trabzon merkez otopark sınırlı, sahil yolu otoparkı daha rahat
Burada Önerdiklerimiz
Ayasofya Camii (Hagia Sophia of Trabzon)
13. yüzyıl Trabzon Rum İmparatorluğu kilisesi; Bizans freskleri ve taş kabartmaları.
Boztepe Seyir Noktası
Trabzon merkezine ve Karadeniz'e bakan en yüksek panorama noktası.
Atatürk Köşkü
1903 inşa, Atatürk'ün Trabzon ziyaretlerinde kaldığı Beyaz Yapı; bahçe ve müze.
Trabzon Kalesi
Pontus, Bizans ve Komnenos katmanlı şehir kalesi; aşağı, orta ve yukarı hisar.
Meydan Parkı
Trabzon'un sosyal kalbi — çay bahçeleri, tarihi lokantalar, akşam yürüyüşü için ideal.
İpuçları
- ✓Zigana Geçidi öncesi son rahat yakıt — Gümüşhane'de mutlaka tam depo
- ✓Yaz aylarında bile zirvede serin olur; mont yanına al
- ✓Sümela'ya öğleden önce çık, tur otobüsü kalabalığından kaç
- ✓Karaca Mağarası içi 8°C — ince mont şart
- ✓Sümela yamaç merdiveni dik ve uzun — kaymaz ayakkabı
- ✓Boztepe'ye günbatımına yarım saat kala çık, manzaralı kafe doluyor
- ✓Trabzon Ayasofyası cami — başörtü ve ayakkabı kuralına uy
- ✓Yağmurlu havada Karadeniz iniş yamacında frenler ısınır, motor freni kullan
- ✓Maçka çıkışında lokal mıhlama (kuymak) dene — Karadeniz dağ yemeği
Uyarılar
- !D885 Gümüşhane-Torul arası dar virajlar; ağır vasıta trafiği olabilir
- !Zigana zirvesinde sis ve buz olabilir — özellikle sonbahar/kış
- !Sümela yamaç merdiveni dik ve uzun; kalp/eklem rahatsızlığı varsa zorlu
- !Karadeniz iniş yamacında frenler ısınır — motor freni şart
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. Tatilpanosu.net rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo — yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
Gümüş madenlerinden Karadeniz'e — Zigana üzerinden iniş
- 1Sabah Gümüşhane Süleymaniye Mahallesi ve gümüş madenleri tarihi
- 2Torul Kalesi tırmanışı, Karaca Mağarası seçeneği
- 3Zigana Geçidi 2.030 m panoraması ve Ksenofon hatırası
- 4Sümela Manastırı yamaç tırmanışı ve fresk ziyareti
- 5Trabzon Ayasofyası ziyareti, Bizans kabartmaları
- 6Akşam Boztepe'den Karadeniz günbatımı
Gümüşhane - Trabzon hakkında
merak edilenler
D885 üzerinden Zigana Geçidi yoluyla molasız yaklaşık 2 saat 30 dakika; molalı 1 günlük rota olarak Sümela detour'uyla beraber tam gün.
Yeni Zigana Tüneli (2014'ten beri) yıl boyunca açık tutuluyor. Eski dağ yolu kış aylarında kar veya buz nedeniyle geçici olarak kapanabilir; manzara için yazın ve sonbaharda tercih et.
Maçka'nın güneyinden Altındere Vadisi Milli Parkı'na sapacaksın. Manastır otoparkına araç bırakıyorsun, oradan dik yamaç merdiveninden 25-30 dakika tırmanış var. Yağmurlu havada zemin kaygan, kaymaz ayakkabı şart.
Bağlı: günü Sümela'da derinleştirmek istiyorsan Karaca'yı atla, doğrudan Zigana'ya geç. Sümela'yı kısa tutup yer altı dünyasını eklemek istersen Karaca tam 17 km'lik bir detour, rehberli tur 45 dakika sürüyor.
2013'ten beri yeniden cami olarak ibadete açık. Namaz vakitleri dışında ziyaret edilebiliyor; kadınlar başörtü hazır bulundursun, ayakkabılar dışarıda. Bizans freskleri kısmen perdeli, dış güney portaldaki Yaratılış kabartması her zaman görülebilir.
Mümkün ama sıkışık. Sabah 09:00 Gümüşhane çıkışı, Sümela'da 2 saat, Trabzon'a 16:00 civarı varış, akşam Boztepe günbatımı. Ayasofya için ertesi sabah ekstra yarım gün önerilir; Trabzon'da bir gece konaklama ideal.
İlkbahar sonu (mayıs-haziran) ve sonbahar başı (eylül) ideal — Sümela vadisinde yeşil yoğun, Zigana açık, Karadeniz iniş yamacında yağmur ihtimali az. Yaz ortası tur otobüsü yoğun, kış ayları Zigana zorlu.
Karadeniz dağ rotasının imzası mıhlama (kuymak) — mısır unu, tereyağı, peynir bazlı doyurucu kahvaltı yemeği. Maçka ve Torul çıkışındaki küçük lokantalarda otantik halini bulabilirsin; ayrıca Karadeniz hamsi mevsiminde (eylül-mart) Trabzon'da hamsili pilav klasiktir.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için Tatilpanosu.net Yollar

Vardık.
Vardık.
Vardık. Sabah Gümüşhane'nin Harşit kıyısındaki gümüş madenleri şehrinden çıkmıştık, akşam Karadeniz'in en köklü Bizans kilisesinin önündeyiz — arada 2.030 metre Zigana Geçidi'ni aştık, Torul'un kayalık üstündeki Bizans-Komnenos kalesini gördük, Sümela Manastırı'nın 4. yüzyıldan beri kayalara kazınmış o ürpertici siluetinin önünde durup nefes aldık. Aralarında sadece 110 kilometre olduğuna inanmak zor değil mi — gerçekten zor, çünkü yol boyunca üç farklı iklim, üç farklı imparatorluk, iki bin yıllık bir hikaye geçti. Şimdi Trabzon Ayasofyası'nın taş kabartmalarına bir kez daha bak, sonra Boztepe'ye çık ve günbatımını bekle; akşamın altın ışığı bu rotayı belleğinde mühürleyecek. Ben rehberlik kariyerimde bu yolu defalarca yürüdüm, ama her seferinde aynı şaşkınlıkla bitiriyorum — bence sen de bitireceksin. Yeni bir yol için tekrar buluşana dek, sağlıkla.
Yolculuğa Devam Et
İlgili Yazılar

Snowboard Rehberi – Türkiye’de En İyi Nerede Yapılır?
Snowboard ile kara hakim olmaya başladığınız andan itibaren sizin için vazgeçilmez bir hobiye dönüşecek, karın üzerinde başlayan bu keyifli macera Dünya’nın en büyük kış sporu olarak kabul edilir, peki snowboard nasıl yapılır? Hangi ekipmanlara ihtiyacınız olur? Türkiye’de nerelerde yapılabilir? Bu sorular aklınızı kurcalıyorsa gelin cevaplarını bulalım; Snowboard yapmaya başlamak için öncelikle düşmekten korkmamanız gerekli çünkü […]

Kahraman Kara Kimdir?
Kahra Grup Yönetim Kurulu Başkanı Gümüşhane Kelkitli bir ailenin çocuğudur 1979 yılında İstanbul da dünyaya gelmiştir İlk orta ve lise eğitimini İstanbul Kartal da tamamlamıştır. Yüksek öğretimini Anadolu üniversitesi Turizm işletme bölümünden mezun olarak tamamlamıştır. Turizm işletme hayatına ilk olarak Marmaris de başlamıştır, daha sonra Bodrum ve 2012 yılından itibaren ise Alanya da Turizm ve […]

Trabzon Resimleri – Trabzon Fotoğrafları
Karadeniz ile ilgili olarak bir kaç yerleşim yerimiz hakkında bilgi ve fotoğraflar paylaştık. Fakat bu zamana kadar Karadeniz’in en büyük şehri Trabzon ile ilgili bir bilgi paylaşmamıştık. Bu konuda uyarı maili atan arkadaşın telkinleriyle sitemize Trabzon resimleri ekleyelim istedik. Bu konuda en güzel Trabzon resimlerini derleyip sitemize ekledim. Yazının devamında şehrimize ait resim karelerine ulaşabilirsiniz. […]

Gül DİNÇ
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilPanosu — 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi


